Mal varlığı suçları
Suç Eşyasının Satın Alınması (TCK m. 165): Çalıntı Eşya Alan Kişinin Sorumluluğu
İkinci el bir telefon, bisiklet ya da başka bir eşya aldınız ve bir süre sonra karakoldan ya da savcılıktan gelen bir çağrıyla eşyanın çalıntı olduğu ortaya çıktı. Bu durumda gündeme gelen madde TCK m. 165'tir: suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi. Bu yazı suçun tanımını ve dört seçimlik hareketini, "suça iştirak etmeksizin" şartını, bilmeden alan kişi bakımından kast unsurunu (TCK m. 21), cezayı, uzlaştırmayı (CMK m. 253), etkin pişmanlık ve seri muhakemenin neden bu suça uygulanmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını ve ifadeye çağrıldığınızda nelere dikkat etmeniz gerektiğini kanun metnine göre anlatır.
Kısa cevap
Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır (TCK m. 165). İki ceza birlikte öngörülmüştür. Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır (TCK m. 21/1); maddede taksirli bir hâl düzenlenmemiştir (TCK m. 22/1). Alıcının eşyanın suçtan geldiğini bilip bilmediğini mahkeme somut olayın delillerine göre değerlendirir. Suç, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırmaya tabidir (CMK m. 253/1-b-9). Mal varlığı suçlarındaki etkin pişmanlık maddesi (TCK m. 168) ve seri muhakeme usulü (CMK m. 250) bu suçu saymaz.
Suç eşyasının satın alınması nedir? (TCK m. 165)
Türk Ceza Kanunu, bir suçla elde edilmiş eşyanın el değiştirmesini ayrı bir suç olarak düzenler. TCK m. 165'in tek fıkrası şöyledir: bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Madde, malvarlığına karşı suçlar arasında yer alır.
Suçun konusu iki biçimde tarif edilmiştir: eşya ve diğer malvarlığı değeri. Telefon, bisiklet, dizüstü bilgisayar, saat ya da araç parçası gibi taşınabilir şeyler eşyadır. Kanun yalnız eşyayla yetinmeyip "diğer malvarlığı değeri" ifadesini de kullandığından, suçun konusu somut bir nesneyle sınırlı tutulmamıştır. Hangi değerin bu kapsama girdiğini, dosyadaki olgulara göre mahkeme belirler.
Maddenin ikinci şartı, eşyanın bir suçun işlenmesiyle elde edilmiş olmasıdır. Kanun burada belirli bir suç adı saymaz; hırsızlık, yağma, dolandırıcılık ya da güveni kötüye kullanma yoluyla elde edilen bir eşya bu tanıma girebilir. Dolayısıyla ikinci el alınan bir eşya hakkında soruşturma açıldığında, dosyada önce eşyanın hangi suçla elde edildiği ortaya konur; ardından o eşyayı el değiştiren kişilerin konumu incelenir.
Bu yazı, özellikle ikinci el alışveriş yapmış ve sonradan eşyanın çalıntı olduğunu öğrenmiş kişi için yazılmıştır. Eşyanın çalınmasına katılan kişinin durumu farklıdır; o konu için hırsızlık cezası ve nitelikli hâller yazısına bakabilirsiniz.
Dört seçimlik hareket ve "suça iştirak etmeksizin" şartı
TCK m. 165 dört ayrı hareket sayar. Bunlardan birinin yapılması suçun oluşması için yeterlidir; ceza bakımından hangisinin yapıldığı fark yaratmaz:
- Satmak: suçla elde edilmiş eşyayı bir bedel karşılığında başkasına vermek.
- Devretmek: eşyayı bedelli ya da bedelsiz olarak başkasına geçirmek.
- Satın almak: eşyayı bir bedel ödeyerek edinmek. İkinci el telefon ya da bisiklet alan kişi bakımından gündeme gelen hareket budur.
- Kabul etmek: eşyayı hediye, emanet ya da bir borca karşılık olarak almak. Bedel ödenmemiş olması, bu hareketi kapsam dışına çıkarmaz.
İştirak etmeksizin şartı. Madde yalnız, eşyanın elde edildiği suçun işlenmesine iştirak etmemiş kişiler için uygulanır. Eşyayı çalan kişi ya da hırsızlığa katılan kişi, çaldığı eşyayı sonradan satarsa ayrıca TCK m. 165'ten değil, katıldığı asıl suçtan (örneğin hırsızlık, TCK m. 141) ve iştirake ilişkin hükümler çerçevesinde sorumlu tutulur. Madde bu nedenle suçla elde edilen eşyanın sonraki el değiştirmelerini hedefler.
Bu ayrım dosyanın yönünü belirler. Soruşturmada alıcının, eşyanın elde edildiği suçun işlenmesinden önce ya da işlenmesi sırasında faille bir anlaşması olup olmadığı araştırılabilir. Böyle bir anlaşma ortaya konursa değerlendirme asıl suç üzerinden yapılır; ortaya konmazsa ve diğer unsurlar varsa {M('TCK m. 165')} gündeme gelir. Hangi maddenin uygulanacağına dosyadaki delillere göre mahkeme karar verir.
Çalıntı olduğunu bilmeden almak suç mu? Kast ve olası kast (TCK m. 21)
İkinci el alışveriş yapan kişinin sorduğu temel soru budur. Cevabın dayanağı ceza hukukunun genel hükümlerindedir. TCK m. 21/1'e göre suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır; kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. TCK m. 165 bakımından kanuni tanımdaki unsurlardan biri, eşyanın bir suçun işlenmesiyle elde edilmiş olmasıdır.
Taksirle işlenen fiiller ise kanunun açıkça belirttiği hâllerde cezalandırılır (TCK m. 22/1). TCK m. 165'te taksirli bir hâl düzenlenmemiştir. Kanun metninden çıkan sonuç şudur: eşyanın suçtan geldiğini bilmeyen ve bunu öngörmeyen alıcı bakımından bu suçun kast unsuru bulunmaz. Ancak alıcının gerçekten bilip bilmediği, kendi beyanıyla değil, mahkemece somut olayın delillerine göre değerlendirilir. Faturasız ya da belgesiz yapılan her alımın suç olduğunu söyleyen bir kanun hükmü yoktur; buna karşılık belge bulunmaması da tek başına kastın yokluğunu göstermez.
Olası kast. TCK m. 21/2'ye göre kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen fiili işlemesi hâlinde olası kast vardır. Mahkeme, alıcının eşyanın suçtan gelmiş olabileceğini öngördüğü hâlde alımı gerçekleştirdiği kanaatine varırsa, olası kast hükmü gündeme gelir. Bu hâlde kanun, ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis dışındaki suçlarda temel cezanın üçte birden yarısına kadar indirilmesini öngörür. Olası kast ile bilinçli taksir arasındaki farkı ayrıntılı olarak olası kast ve bilinçli taksir farkı yazısında bulabilirsiniz.
Alıcının durumunu anlatabilmesi için elindeki kayıtlar önem taşır. Aşağıdakiler, alışverişin nasıl yapıldığını göstermek için dosyaya sunulabilecek belgelere örnektir:
- İlan kaydı: eşyanın satışa çıkarıldığı ilanın ekran görüntüsü ya da bağlantısı.
- Yazışmalar: satıcıyla yapılan mesajlaşmalar; eşyanın nereden geldiğine dair sorular ve verilen cevaplar.
- Ödeme kaydı: banka havalesi, kart ödemesi ya da elden ödemeye ilişkin bir makbuz.
- Satıcıya ait bilgiler: satıcının adı, telefonu, buluşulan yer; varsa satıcının verdiği kutu, fatura ya da satın alma belgesi.
Bu belgelerin hiçbiri tek başına sonucu belirlemez; dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Bu nedenle elinizdeki kayıtları silmeden ve değiştirmeden saklamanız, ileride ne anlattığınızı gösterebilmeniz için önemlidir.
Suç eşyasının satın alınmasının cezası
TCK m. 165'te öngörülen yaptırım altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır. Madde "veya" değil "ve" bağlacını kullanır: hapis cezası ile adli para cezası seçimlik değil, birlikte öngörülmüştür. Mahkûmiyet hâlinde her iki ceza da hükme bağlanır.
Hâkim temel cezayı kanunda gösterilen alt ve üst sınır arasında, suçun işleniş biçimi, konusunun önem ve değeri, failin kastının ağırlığı gibi ölçütleri göz önünde bulundurarak belirler (TCK m. 61/1). Olası kast varsa indirim, bu şekilde belirlenen ceza üzerinden yapılır (TCK m. 61/2). Bu yazıda ceza hesabına ilişkin bir tahmin verilmez; sonuç ceza, dosyadaki olgulara ve uygulanacak diğer hükümlere bağlıdır.
Hükmolunan cezanın ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi seçenekler ayrı şartlara bağlıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması aşağıda ayrı bir başlıkta anlatılmıştır; hapis cezasının ertelenmesinin şartları için hapis cezasının ertelenmesi yazısına bakabilirsiniz.
Uzlaştırma: suç eşyasının satın alınması uzlaşmaya tabidir (CMK m. 253)
CMK m. 253/1-b, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırmaya tabi olan suçları tek tek sayar. Bu listenin dokuzuncu sırasında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi (madde 165) yer alır. Buna göre bu suçta şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören arasında uzlaştırma girişiminde bulunulur.
Kanundaki işleyiş şu adımlardan oluşur:
- Dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi. Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tabi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir (CMK m. 253/4).
- Teklif ve yedi günlük süre. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Kendisine teklifte bulunulan kişi, teklif tarihinden itibaren yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır (CMK m. 253/4).
- Birden fazla mağdur. Suç birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet vermişse, uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir (CMK m. 253/7).
- Müzakere ve gizlilik. Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür (CMK m. 253/13); müzakereler sırasında yapılan açıklamalar herhangi bir soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz (CMK m. 253/20).
Uzlaşmanın sonuçları. Uzlaşma sonucunda şüpheli edimini def'aten yerine getirirse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi hâlinde ise kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir; erteleme süresince zamanaşımı işlemez ve uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması hâlinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz (CMK m. 253/19).
Uzlaşma teklifi reddedilmiş olsa bile şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören, uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler (CMK m. 253/16). Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması hâlinde ise tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m. 253/18). Teklifi kabul edip etmemeye karar verirken göz önünde bulundurulacaklar için uzlaşmayı kabul etmeli miyim, sürecin genel işleyişi için uzlaştırma nedir yazılarına bakabilirsiniz.
Eşyayı çalan, bilerek alan ve bilmeden alan
Aynı çalıntı eşya üç farklı kişinin dosyasında yer alabilir, ama kanun onlara farklı sonuçlar bağlar. Aşağıdaki tablo, eşyayı çalan kişi, eşyanın suçtan geldiğini bilerek alan kişi ve bunu bilmeden alan kişi bakımından uygulanacak maddeleri karşılaştırır.
| Ölçüt | Eşyayı çalanTCK m. 141 | Bilerek alanTCK m. 165 | Bilmeden alanKast yoksa |
|---|---|---|---|
| Fiil | FiilEşyayı çalar ya da çalma fiiline iştirak eder; sonradan eşyayı satabilir (TCK m. 141). | FiilSuçla elde edilmiş eşyayı, o suça iştirak etmeksizin satar, devreder, satın alır veya kabul eder (TCK m. 165). | FiilSuçla elde edilmiş olduğunu bilmeden ve öngörmeden eşyayı satın alır veya kabul eder. |
| Kast | KastAsıl suçun kastı aranır; sorumluluk iştirak hükümlerine göre belirlenir. | KastEşyanın suçtan geldiğini bilme; öngörüp yine de alma hâlinde olası kast (TCK m. 21/2). | KastSuçun oluşması kastın varlığına bağlıdır (TCK m. 21/1); maddede taksirli hâl yoktur (TCK m. 22/1). |
| Ceza | CezaHırsızlık hükümlerine göre; TCK m. 165 uygulanmaz. | CezaAltı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası (birlikte); olası kastta temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir. | CezaKast unsuru bulunmadığı sonucuna varılırsa bu suçtan ceza verilmez; bilip bilmediğini mahkeme delillere göre değerlendirir. |
| Uzlaştırma ve indirim | Uzlaştırma ve indirimHırsızlık uzlaştırmaya tabidir (CMK m. 253/1-b-6); TCK m. 168 etkin pişmanlığı uygulanabilir. | Uzlaştırma ve indirimUzlaştırmaya tabidir (CMK m. 253/1-b-9); TCK m. 168 ve seri muhakeme (CMK m. 250) uygulanmaz. | Uzlaştırma ve indirimİfadede alışverişe ilişkin kayıtlar sunulabilir ve lehe delil toplanması istenebilir (CMK m. 147/1-f). |
Etkin pişmanlık ve seri muhakeme bu suça uygulanır mı?
Etkin pişmanlık (TCK m. 168). Mal varlığı suçlarında zararın giderilmesine bağlı indirim TCK m. 168'de düzenlenmiştir. Bu madde hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas ve taksirli iflas suçları ile üçüncü ve beşinci fıkralarında yağma ve karşılıksız yararlanma için uygulanır. TCK m. 165 bu sayımda yer almaz. Dolayısıyla suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunda TCK m. 168'deki etkin pişmanlık indirimi uygulanmaz. Maddenin kapsadığı suçlar için mal varlığı suçlarında etkin pişmanlık yazısına bakabilirsiniz.
Bu, zararın giderilmesinin önemsiz olduğu anlamına gelmez. Zararın giderilmesi, uzlaştırmada edimin konusu olabilir ve aşağıda anlatılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartlarından biridir. Ancak bu iki yol, kendi maddelerindeki şartlara bağlıdır; etkin pişmanlık indiriminin yerine geçmez.
Seri muhakeme (CMK m. 250). Seri muhakeme usulü, CMK m. 250/1'de sayılan suçlar için öngörülmüştür. TCK m. 165 bu listede yer almaz; bu nedenle suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunda seri muhakeme usulü uygulanmaz. Usulün hangi suçlarda ve nasıl işlediği seri muhakeme usulü yazısında anlatılmıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231, 7589 sayılı Kanun metni)
Uzlaşma sağlanamaz ve dava açılırsa, mahkûmiyet hâlinde gündeme gelebilecek seçeneklerden biri hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıdır (HAGB). CMK m. 231'in beşinci ve sonraki fıkraları 16/7/2026 tarihinde 7589 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiştir. Güncel metne göre hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir (CMK m. 231/5).
Bunun için CMK m. 231/6'daki şartların birlikte bulunması gerekir:
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması,
- Mahkemece sanığın kişiliği ve duruşmadaki davranışları gözetilerek yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaat oluşması,
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi. Sanık zararı derhâl gideremiyorsa, denetim süresince aylık taksitlerle ödenmesine karar verilebilir (CMK m. 231/9).
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde ceza ertelenemez ve kısa süreli ise seçenek yaptırımlara çevrilemez (CMK m. 231/7). Denetim süresi beş yıldır; bu süre içinde kasıtlı bir suçtan dolayı bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez, en fazla bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilebilir ve denetim süresince dava zamanaşımı durur (CMK m. 231/8). Denetim süresi yükümlülüklere uyularak geçirilirse açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak düşme kararı verilir (CMK m. 231/10). 7589 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir (CMK m. 231/12). Ayrıntılar için HAGB nedir, şartları nelerdir yazısına bakabilirsiniz.
Çalıntı eşya nedeniyle ifadeye çağrıldıysanız
Çalıntı çıkan bir eşya nedeniyle karakoldan ya da savcılıktan çağrı aldıysanız, şüpheli sıfatıyla ifadeniz alınabilir. İfade alınırken kanunun saydığı haklar şunlardır (CMK m. 147/1):
- Yüklenen suçun anlatılması. Size hangi fiilin yüklendiği anlatılır (CMK m. 147/1-b). Hangi maddeden ifadeye çağrıldığınızı sormanız, açıklamanızı buna göre yapmanızı sağlar.
- Müdafi hakkı. Müdafi seçme hakkınızın bulunduğu, onun hukuki yardımından yararlanabileceğiniz ve müdafiin ifadede hazır bulunabileceği size bildirilir; müdafi seçecek durumda değilseniz ve istiyorsanız baro tarafından bir müdafi görevlendirilir (CMK m. 147/1-c).
- Açıklamada bulunmama hakkı. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanuni hakkınız olduğu söylenir (CMK m. 147/1-e). Kimliğinize ilişkin soruları ise doğru cevaplamakla yükümlüsünüz (CMK m. 147/1-a).
- Lehinize delil isteme. Şüpheden kurtulmanız için somut delillerin toplanmasını isteyebileceğiniz hatırlatılır ve aleyhinize olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırma, lehinize olan hususları ileri sürme olanağı tanınır (CMK m. 147/1-f).
Bu yazının konusu bakımından dördüncü hak özellikle önemlidir: eşyayı nereden, kimden, hangi bedelle ve hangi yolla aldığınızı gösteren kayıtlar, kast unsurunun değerlendirilmesinde dosyaya girebilecek delillerdir. İlan, yazışma ve ödeme kayıtlarını ifadeden önce bir araya getirmek, anlatımınızı belgeyle destekleyebilmenizi sağlar. Tutanağı imzalamadan önce okuyun; söylemediğiniz ya da farklı söylediğiniz bir ifade varsa düzeltilmesini isteyin.
İfade sürecinin genel işleyişi için neden ifadeye çağrıldım ve susma hakkı yazılarına bakabilirsiniz. İfadenin kapsamı ve sonrasında ne olacağı dosyaya göre değiştiğinden, ifadeden önce bir avukatla dosyanızı konuşmanız, hangi belgelerin önemli olduğunu belirlemenize yardımcı olur.
Sık sorulan sorular
Çalıntı olduğunu bilmeden telefon aldım, suç işlemiş olur muyum?
Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır (TCK m. 21/1) ve TCK m. 165'te taksirli bir hâl düzenlenmemiştir (TCK m. 22/1). Eşyanın suçtan geldiğini bilmeyen ve bunu öngörmeyen alıcı bakımından bu suçun kast unsuru bulunmaz. Ancak bilip bilmediğiniz, beyanınıza göre değil, mahkemece dosyadaki delillere göre değerlendirilir; bu nedenle ilan, yazışma ve ödeme kayıtlarınızı saklayın.
Suç eşyasının satın alınmasının cezası nedir?
Altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır (TCK m. 165). Kanun "ve" bağlacını kullandığından iki ceza birlikte öngörülmüştür. Mahkeme olası kastla hareket edildiği kanaatine varırsa temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir (TCK m. 21/2).
Suç eşyasının satın alınması uzlaştırmaya tabi mi?
Evet. CMK m. 253/1-b-9, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesini şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın uzlaştırmaya tabi suçlar arasında sayar. Uzlaşma teklifine yedi gün içinde cevap verilmezse teklif reddedilmiş sayılır (CMK m. 253/4). Edim def'aten yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (CMK m. 253/19).
Eşyayı sahibine geri verirsem etkin pişmanlıktan yararlanır mıyım?
TCK m. 168'deki etkin pişmanlık hükmü hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas, taksirli iflas, yağma ve karşılıksız yararlanma için düzenlenmiştir; TCK m. 165 bu sayımda yer almaz. Zararın giderilmesi ise uzlaştırmada edimin konusu olabilir ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının şartlarından biridir (CMK m. 231/6).
Eşyayı çalan kişi onu sattığında ayrıca bu suçtan da yargılanır mı?
TCK m. 165 yalnız eşyanın elde edildiği suça iştirak etmeyen kişiler için uygulanır. Eşyayı çalan ya da hırsızlığa katılan kişinin sorumluluğu, katıldığı asıl suç (örneğin hırsızlık, TCK m. 141) ve iştirak hükümleri çerçevesinde değerlendirilir.
Bu suçta hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün mü?
Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise ve CMK m. 231/6'daki şartlar (daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olmamak, yeniden suç işlemeyeceği kanaati, zararın tamamen giderilmesi) birlikte bulunursa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir (CMK m. 231/5). Denetim süresi beş yıldır (CMK m. 231/8).