İnfaz ve sonrası
Hapis Cezasının Ertelenmesi (TCK m. 51): Şartları, Denetim Süresi ve HAGB ile Farkı
Mahkeme "iki yıl hapis, ertelendi" dediğinde kişi cezaevine girmez; ama beraat de etmemiştir. TCK m. 51, iki yıl veya daha az süreli hapis cezasının hangi şartlarla ertelenebileceğini, bir ila üç yıllık denetim süresinde nelerin beklendiğini ve bu süre içinde yeniden suç işlenirse ne olacağını düzenler. Bu yazı, kararı elinize aldığınızda her satırın sizi neye bağladığını gösterir; ertelemeyi sık karıştırıldığı iki kurumdan, CMK m. 231'deki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından ve 5275 sayılı Kanun'daki "infazın ertelenmesi"nden ayırır.
Kısa cevap
Erteleme, kesinleşen bir hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesi yerine, hükümlünün bir ila üç yıllık bir denetim süresini iyi hâlle geçirmesi karşılığında cezanın infaz edilmiş sayılmasıdır. TCK m. 51/1 uyarınca iki yıl veya daha az süreli hapis cezası ertelenebilir; fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde bu üst sınır üç yıldır. Kanun iki şart arar: daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak ve yargılamadaki pişmanlık dolayısıyla mahkemede yeniden suç işlemeyeceği kanaatinin oluşması. Karar bir mahkûmiyettir, adli sicile işlenir; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından temel farkı budur.
Erteleme nedir: mahkûmiyet var, cezaevi yok
Erteleme, cezanın kendisini ortadan kaldırmaz. Mahkeme sanığı suçlu bulur, hapis cezasına hükmeder ve aynı hükümde bu cezanın ertelendiğini yazar. Yani ortada kesinleşecek bir mahkûmiyet hükmü vardır. Değişen şey, cezanın nerede ve nasıl "çekildiği"dir: hükümlü infaz kurumuna girmez, bunun yerine TCK m. 51/3 uyarınca belirlenen bir denetim süresini dışarıda geçirir.
Bu sürenin sonunda ne olacağını TCK m. 51/8 tek cümleyle söyler: denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde ceza infaz edilmiş sayılır. Kanunun kullandığı fiil önemlidir. Ceza "düşmez", "kalkmaz" ya da "silinmez"; infaz edilmiş sayılır. Cezaevinde çekilmiş bir ceza ile aynı hukuki sonuca bağlanır. Bu yüzden erteleme, aşağıda karşılaştıracağımız hükmün açıklanmasının geri bırakılmasından farklı olarak, adli sicile işleyen bir mahkûmiyet olarak kalır.
Erteleme kararı verme yetkisi hükmü kuran mahkemededir; TCK m. 51/1 "ertelenebilir" der, "ertelenir" demez. Şartlar sağlansa bile karar mahkemenin takdirindedir ve gerekçelendirilir. Erteleme talebinin reddedilmesi hâlinde bu değerlendirme, hükmün bir parçası olarak kanun yolunda incelenir; buna sonda döneceğiz.
Hangi cezalar ertelenebilir: iki yıl sınırı ve üç yıllık istisna
TCK m. 51/1 ertelemeyi iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişilere açar. Ölçü, suçun kanundaki üst sınırı değil, mahkemenin indirimlerden sonra hükmettiği sonuç cezadır. Örneğin kanunda üç yıla kadar hapis öngörülen bir suçta mahkeme takdiri indirimle bir yıl sekiz ay hapse hükmetmişse, süre yönünden erteleme kapısı açıktır; aynı suçtan iki yıl bir ay hapis verilmişse kapı süre yönünden kapanır.
Kanun bu sınırı iki grup için genişletir. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş olan kişiler bakımından üst sınır üç yıldır. Yaşın suç tarihinde ölçülmesi bilinçli bir tercihtir: yargılama uzayıp kişi on sekizini geçse de fiil tarihindeki yaşı esas alınır.
Madde metni yalnızca hapis cezasından söz eder. Adli para cezasının ertelenmesine ilişkin bir hüküm yoktur. Kısa süreli hapis cezasından TCK m. 50 uyarınca çevrilen adli para cezası da ertelenmez; çünkü m. 50/5 uyarınca uygulamada asıl mahkûmiyet, çevrilen adli para cezası veya tedbirdir. Kanun kasıtlı ve taksirli suç arasında erteleme yönünden bir ayrım yapmaz; iki yıl sınırı ikisinde de aynıdır.
Mahkemenin aradığı iki şart: geçmiş ve kanaat
Süre uygun olsa bile erteleme kendiliğinden gelmez. TCK m. 51/1 iki şartı birlikte arar.
Birinci şart geçmişe bakar. Kişinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması gerekir. Cümledeki her sözcük bir eşik koyar. Taksirli bir suçtan verilmiş eski bir hapis cezası engel değildir. Kasıtlı bir suçtan verilmiş ama üç ayı aşmayan bir hapis cezası da engel değildir. Yalnızca adli para cezasıyla sonuçlanmış eski bir mahkûmiyet, madde "hapis cezasına mahkûm edilmemiş olma"yı aradığı için, metne göre bu eşiğe takılmaz. Buna karşılık kasıtlı bir suçtan altı ay hapis cezası almış bir kişi, o ceza ertelenmiş olsa bile, "mahkûm edilmiş" sayılır.
İkinci şart geleceğe bakar. Suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla, kişinin tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaat oluşması gerekir. Bu şart bir belgeyle ispatlanmaz; duruşmadaki tutum, ifadelerin tutarlılığı, mağdurla ilişki ve zararın giderilmesine yönelik adımlar bu kanaati besleyen unsurlardır. Savunma açısından pratik sonucu şudur: erteleme, son savunmada bir cümleyle istenen bir şey değil, yargılama boyunca kurulan bir tablodur. Duruşmaya katılım ve esas hakkındaki savunma bu tablonun parçasıdır.
Zararın giderilmesi koşulu
TCK m. 51/2 mahkemeye ek bir araç verir: erteleme, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlanabilir. Bu koşul konulduğunda kanun sonucunu da yazar: koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir; koşul yerine getirildiğinde hükümlü, infaz hâkimi kararıyla derhal salıverilir.
Bu fıkra, ertelemenin "bedava" bir kurum olmadığını gösterir. Zarar giderilmeden erteleme kararı verilmiş olsa bile hükümlü, koşul yerine gelene dek cezaevinde kalabilir. Dolayısıyla mal varlığına karşı suçlarda veya yaralama gibi somut zarar doğuran suçlarda, zararın yargılama aşamasında giderilmesi hem yukarıdaki kanaat şartını destekler hem de bu koşulun hiç gündeme gelmemesini sağlar. Mal varlığı suçlarında zararın iadesinin ceza üzerindeki ayrı etkisi için etkin pişmanlık ve iade yazısına bakabilirsiniz.
Denetim süresi kaç yıl, içinde ne var?
TCK m. 51/3 denetim süresini iki uçla sınırlar: bir yıldan az, üç yıldan fazla olamaz. Ayrıca alt sınırın mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağını söyler. Bu iki kuralı birlikte okuyunca tablo netleşir. On ay hapis cezası ertelenen kişi için denetim süresi en az bir yıldır; çünkü kanuni taban bir yıldır. İki yıl hapis cezası ertelenen kişi için denetim süresi en az iki, en çok üç yıldır. Denetim süresi hiçbir hâlde cezadan kısa tutulamaz.
Denetim süresi içinde mahkeme, TCK m. 51/4'te sayılan yükümlülüklerden birine karar verebilir: bir meslek veya sanat sahibi olmayan hükümlünün bu amaçla bir eğitim programına devam etmesi; meslek sahibi hükümlünün bir kamu kurumunda veya aynı mesleği icra eden bir başkasının gözetimi altında ücret karşılığı çalıştırılması; on sekiz yaşından küçük hükümlünün, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmesi. Liste bunlardan ibarettir. Örneğin yurt dışına çıkış yasağı bu listede yoktur; böyle bir yasak, ancak aynı kişi hakkında başka bir dosyada adli kontrol kararı varsa o karardan doğabilir.
TCK m. 51/5 mahkemeye, denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman görevlendirme imkânı verir. Uzman, hükümlünün davranışları ve sosyal uyumu hakkında üçer aylık raporlar düzenleyerek infaz hâkimine verir. TCK m. 51/6 ise dengeyi kurar: mahkeme, hükümlünün kişiliğini ve sosyal durumunu göz önünde bulundurarak denetim süresinin hiçbir yükümlülük belirlemeden ve uzman görevlendirmeden geçirilmesine de karar verebilir. Uygulamada birçok erteleme kararı bu son şekilde, yükümlülüksüz verilir; o zaman denetim süresi, kişinin yalnızca yeni bir kasıtlı suç işlememesinin beklendiği bir bekleme dönemine dönüşür.
Denetimde suç işlenirse veya yükümlülük ihlal edilirse
Ertelemenin bedeli TCK m. 51/7'de yazılıdır. İki hâl sayılır. Birincisi, hükümlünün denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi. İkincisi, kendisine yüklenen yükümlülüklere, infaz hâkiminin uyarısına rağmen uymamakta ısrar etmesi. Bu hâllerden birinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine infaz hâkimliğince karar verilir.
Fıkranın iki ayrıntısı dikkat ister. Yükümlülük ihlalinde kanun tek bir aksaklığı yeterli görmez; önce infaz hâkiminin uyarısı, sonra buna rağmen ısrar aranır. Denetimli serbestlik müdürlüğünün çağrısına bir kez gidilmemesi kendiliğinden cezaevi anlamına gelmez; ama uyarıdan sonra devam eden ihlal gelir. İkinci ayrıntı "kısmen veya tamamen" ifadesidir: infaz hâkimliği, ertelenen cezanın tamamının değil bir kısmının çektirilmesine de karar verebilir. Denetim süresinde işlenen yeni suç bakımından ise kanun yalnızca kasıtlı suçtan söz eder; taksirli bir suç, örneğin bir trafik kazası, bu fıkranın kapsamında değildir.
Denetim sürecinin nasıl yürütüldüğü, hangi kurumun hangi çağrıyı yaptığı ve yükümlülüklerin nasıl takip edildiği konusunda denetimli serbestlik yazısı ayrıntıyı verir.
Erteleme, HAGB ve seçenek yaptırım: üç kurum, üç sonuç
İki yıl veya daha az hapis cezasıyla karşılaşan bir sanığın önünde çoğu zaman üç ayrı yol vardır: cezanın ertelenmesi (TCK m. 51), hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231) ve ceza kısa süreliyse seçenek yaptırıma çevrilmesi (TCK m. 50). Günlük dilde üçü de "cezaevine girmedi" diye anlatılır; hukuken sonuçları birbirinden çok farklıdır.
CMK m. 231'in hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin fıkraları 16 Temmuz 2026 tarihli 7589 sayılı Kanun'la yeniden düzenlendi. Güncel metne göre HAGB, iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezasında verilebilir; kurulan hüküm, müsadere dışında, sanık hakkında hukukî sonuç doğurmaz (m. 231/5). Şartlar ertelemeden daha ağırdır: sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan hiç mahkûm olmamış bulunması, yeniden suç işlemeyeceği kanaati ve zararın tamamen giderilmesi birlikte aranır (m. 231/6). HAGB kararında hapis cezası ertelenemez ve seçenek yaptırıma çevrilemez (m. 231/7); yani iki kurum aynı hükümde birleştirilemez. Denetim süresi beş yıldır ve bu süre iyi geçirilirse hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir (m. 231/8, m. 231/10). HAGB kararına karşı artık istinaf yolu açıktır (m. 231/12). Ayrıntı için HAGB nedir, şartları nelerdir yazısına ve HAGB hizmet sayfasına bakabilirsiniz.
Seçenek yaptırım ise yalnızca kısa süreli hapis cezasında, yani TCK m. 49/2 uyarınca bir yıl veya daha az süreli hapiste gündeme gelir. TCK m. 50/1 bu cezanın adli para cezasına, zararın giderilmesine, eğitim kurumuna devama, belirli yerlerden yasaklanmaya, ehliyet veya ruhsatın geri alınmasına ya da gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı işte çalıştırılmaya çevrilebileceğini söyler. Çevrilen yaptırım asıl mahkûmiyettir (m. 50/5); yerine getirilmesine otuz gün içinde başlanmazsa infaz hâkimliği hapsin infazına karar verir (m. 50/6).
Üç kurum, üç ayrı sonuç
Erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve seçenek yaptırım aynı cümlede anılır; kanunda uygulandıkları ceza, aradıkları geçmiş, denetimin sonucu ve adli sicile yansıması bakımından üç ayrı kurumdur. Hangisinin dosyanıza uyduğu, hükmedilen cezanın süresi ve sabıka geçmişiyle belirlenir.
| Ölçüt | ErtelemeTCK m. 51 | HAGBCMK m. 231 | Seçenek yaptırımTCK m. 50 |
|---|---|---|---|
| Hangi cezada | Hangi cezadaİki yıl veya daha az hapis. Fiil tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerde üç yıl (m. 51/1). Adli para cezası kapsam dışı. | Hangi cezadaİki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası (m. 231/5). HAGB kararında hapis ertelenemez, seçenek yaptırıma çevrilemez (m. 231/7). | Hangi cezadaKısa süreli hapis, yani bir yıl veya daha az (m. 49/2). Taksirli suçta uzun süreli hapis de adli paraya çevrilebilir; bilinçli taksir hariç (m. 50/4). |
| Geçmiş şartı | Geçmiş şartıKasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak; ayrıca yeniden suç işlemeyeceği kanaati (m. 51/1). | Geçmiş şartıKasıtlı bir suçtan hiç mahkûm olmamış bulunmak; kanaat ve zararın tamamen giderilmesi de birlikte aranır (m. 231/6). | Geçmiş şartıKural olarak mahkemenin takdiri (m. 50/1). Otuz gün ve daha az hapis ile on sekiz yaş altı ve altmış beş yaş üstünün bir yıla kadar cezasında, daha önce hapse mahkûm edilmemiş olma koşuluyla çevirme zorunlu (m. 50/3). |
| Denetim ve sonucu | Denetim ve sonucuBir ila üç yıl denetim; ceza süresinden kısa olamaz (m. 51/3). İyi geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır; mahkûmiyet kalır (m. 51/8). | Denetim ve sonucuBeş yıl denetim (m. 231/8). İyi geçirilirse hüküm ortadan kaldırılır, dava düşer (m. 231/10); ihlalde hüküm açıklanır (m. 231/11). | Denetim ve sonucuÇevrilen yaptırım asıl mahkûmiyettir (m. 50/5). Otuz gün içinde başlanmaz veya sürdürülmezse infaz hâkimliği hapsin kısmen ya da tamamen infazına karar verir (m. 50/6). |
| Adli sicil | Adli sicilMahkûmiyet ve denetim süresi adli sicile işler (5352 s.K. m. 4/1-b); infaz tamamlandığında silinip arşive alınır (m. 9/1-a). | Adli sicilAdli sicile değil, bunlara mahsus ayrı sisteme kaydedilir; yalnız soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı istenirse verilir (m. 231/13, 5352 s.K. m. 6). | Adli sicilSeçenek yaptırıma mahkûmiyet hükmü adli sicile işler; yerine getirilmemesi hâlinde hapsin infazına ilişkin karar da kaydedilir (5352 s.K. m. 4/1-d). |
Tablo kanun metinlerinin özetidir; her dosyada mahkemenin takdiri ve dosyanın kendi koşulları belirleyicidir.
"İnfazın ertelenmesi" ile karıştırmayın
Adı benzeyen ama bambaşka bir kurum daha vardır: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 17. maddesindeki hükümlünün istemiyle infazın ertelenmesi. Cezanın ertelenmesini hükmü veren mahkeme, yargılama sonunda ve hükmün içinde kararlaştırır. İnfazın ertelenmesini ise hüküm kesinleştikten sonra, çağrı üzerine gelen hükümlünün istemiyle Cumhuriyet Başsavcılığı kararlaştırır.
Kapsamı da farklıdır. 5275 s.K. m. 17/1 uyarınca kasten işlenen suçlarda üç yıl, taksirle işlenen suçlarda beş yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı ertelenebilir. Erteleme her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanır (m. 17/2). Süre içinde hükümlü hakkında kasıtlı bir suçtan kamu davası açılırsa erteleme kaldırılır ve ceza derhal infaz olunur (m. 17/3). İstemin kabulü güvence gösterilmesine bağlanabilir (m. 17/5) ve terör suçları, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, kanunda sayılan diğer bazı suçlar, mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulananlar ile disiplin veya tazyik hapsine mahkûm olanlar bu imkândan yararlanamaz (m. 17/6).
Fark şu cümleyle özetlenir: cezanın ertelenmesinde ceza, denetim süresi iyi geçince infaz edilmiş sayılır; infazın ertelenmesinde ceza yerinde durur, yalnızca cezaevine giriş tarihi ötelenir ve süre bitince infaz başlar. Hastalık nedeniyle infazın geri bırakılması ise aynı kanunun ayrı bir maddesinde düzenlenir; onu infazın ertelenmesi ve hastalık hâli yazısında anlattık.
Sabıka kaydı ve hak yoksunlukları
Erteleme bir mahkûmiyet olduğu için adli sicile işler. 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 4. maddesi, hapis cezasının ertelenmesi hâlinde kaydedilecekleri ayrı bir bentte sayar: denetim süresi; denetim süresinin yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli geçirilmesi dolayısıyla cezanın infaz edilmiş sayıldığı hususu; ertelenen cezanın infaz kurumunda çektirilmesine ilişkin karar. Denetim süresi tamamlanıp ceza infaz edilmiş sayıldığında, aynı kanunun 9. maddesi uyarınca "cezanın infazının tamamlanması" hâli gerçekleşir ve adli sicildeki bilgi silinerek arşiv kaydına alınır. Arşiv kaydının kendi rejimi vardır; onu adli sicil ve arşiv kaydı silme yazısında anlattık. HAGB kararları ise adli sicile değil, bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir ve ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı istendiğinde verilir (CMK m. 231/13, 5352 s.K. m. 6).
Hak yoksunlukları yönünden erteleme lehe bir kurumdur. TCK m. 53/1, kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak kamu görevi, seçilme, velayet, vesayet, dernek ve şirket yöneticiliği gibi hak ve yetkilerden yoksunluğu düzenler ve m. 53/2 bu yoksunluğu infaz tamamlanana kadar sürdürür. m. 53/4 ise açıktır: kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında birinci fıkra uygulanmaz. Bir yıl veya daha az hapis cezası ertelenen kişi bu yoksunlukları hiç yaşamaz. Bir yılı aşan ama iki yılı geçmeyen ertelenmiş cezada ise m. 53/3 devreye girer: hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yoksunluk kapsamı dışında kalır; meslek veya sanatın icrasına ilişkin (e) bendi yoksunluğunun uygulanmamasına da karar verilebilir.
Sık sorulan sorular
Ertelenen hapis cezası sabıka kaydına işler mi?
Evet. Erteleme bir mahkûmiyet hükmüdür ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca denetim süresiyle birlikte adli sicile kaydedilir. Denetim süresi yükümlülüklere uygun veya iyi hâlli geçirilip ceza TCK m. 51/8 gereğince infaz edilmiş sayıldığında, bu husus da kaydedilir ve aynı kanunun 9. maddesi uyarınca infazın tamamlanması hâlinde kayıt silinerek arşive alınır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ise karar adli sicile değil ayrı bir sisteme kaydedilir; iki kurumun sabıka yönünden farkı buradadır.
Denetim süresi bittiğinde ayrıca bir başvuru yapmam gerekir mi?
TCK m. 51/8 cezanın infaz edilmiş sayılmasını denetim süresinin iyi hâlle geçirilmesine bağlar; ayrı bir talep veya karar öngörmez. Buna karşılık adli sicil kayıtlarının bu duruma göre güncellendiğini görmek isterseniz, e-Devlet üzerinden adli sicil kaydınızı sorgulayabilirsiniz. Kayıtta bir aksaklık görünüyorsa infaz dosyasının bulunduğu Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı başvuru yapılır. Dosya sorgulama yollarını UYAP ve e-Devlet üzerinden dosya sorgulama yazısında anlattık.
Mahkeme cezamı ertelemedi, buna karşı ne yapabilirim?
Erteleme, mahkûmiyet hükmünün bir parçasıdır; ayrı bir karar değildir. Bu nedenle CMK m. 272/1 uyarınca ilk derece mahkemesinin hükmüne karşı açık olan istinaf yolu, ertelemenin uygulanmaması yönünden de kullanılır ve bu değerlendirme hükümle birlikte incelenir. Süre ve usul için istinaf başvurusu yazısına bakabilirsiniz. İstinaf dilekçesinde TCK m. 51/1'deki iki şartın dosyada nasıl karşılandığının somut olarak gösterilmesi gerekir.
Adli para cezası ertelenebilir mi?
TCK m. 51 yalnızca hapis cezasının ertelenmesini düzenler; adli para cezasının ertelenmesine ilişkin bir hüküm kanunda yoktur. Kısa süreli hapis cezasından TCK m. 50 uyarınca çevrilen adli para cezası da ertelenmez; m. 50/5 bu durumda asıl mahkûmiyetin çevrilen adli para cezası olduğunu söyler. Adli para cezasının ödenmesinde güçlük varsa taksit ve ödeme yolları ayrı bir konudur; erteleme bunun aracı değildir.
Daha önce cezam ertelenmişti; yeni bir suçta tekrar erteleme alabilir miyim?
TCK m. 51/1-a, daha önce kasıtlı bir suçtan üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmayı arar. Önceki mahkûmiyet ertelenmiş olsa da bir mahkûmiyettir; kasıtlı bir suçtan verilmiş ve üç ayı aşıyorsa madde metnine göre yeni erteleme için engel oluşturur. Önceki ceza taksirli bir suçtan verilmişse ya da üç ayı aşmıyorsa bu engel doğmaz. Ayrıca yeni suç, önceki ertelemenin denetim süresi içinde işlenmişse TCK m. 51/7 uyarınca ertelenen eski cezanın infazı da gündeme gelir.