Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Kişiye karşı suçlar

İş ve Çalışma Hürriyetinin İhlali Suçu (TCK m. 117): Fıkralar, Ceza, Şikâyet ve Uzlaştırma

İşyerine girmesi zorla engellenen bir çalışan, ücretsiz ya da çok düşük ücretle çalıştırıldığını söyleyen bir kişi, cebir veya tehditle durdurulan bir iş: Türk Ceza Kanunu bu olayları “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde, TCK m. 117'deki iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu altında dört fıkrayla düzenler. Bu yazı; her fıkranın metnini ve cezasını, TCK m. 119'daki artırım hâllerini, birinci fıkradaki şikâyet şartını, uzlaştırmayı, dava zamanaşımını, görevli mahkemeyi ve TCK m. 118 ile farkını kanun metnine göre anlatır.

19 dakika okuma Yayın: Hürriyete karşı suçlar TCK m. 117TCK m. 118TCK m. 119
Düz vektör çizim: zincir ve asma kilitle kapatılmış bir atölye kapısı, kapının önünde boş bir ahşap sandalye ve yerde bir alet çantası; sahnede kimse yok

Kısa cevap

Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikâyeti hâlinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir (TCK m. 117/1). Çaresizlik, kimsesizlik ve bağlılığı sömürerek ücretsiz ya da açıkça orantısız düşük ücretle çalıştırma, insan onuruyla bağdaşmayan çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılma ile bu durumlara düşürmek üzere tedarik, sevk veya nakil için ceza altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezasıdır (TCK m. 117/2, TCK m. 117/3); cebir veya tehditle ücret ya da anlaşma konusunda zorlama veya bir işin durmasına, sona ermesine ya da durmanın devamına neden olma için ceza altı aydan üç yıla kadar hapistir (TCK m. 117/4). Birinci fıkra uzlaştırma kapsamındadır (CMK m. 253/1). Bir olayın hangi fıkraya girdiğini Cumhuriyet savcısı ve mahkeme dosyaya göre değerlendirir.

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu nedir?

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali, TCK m. 117'de dört ayrı fıkrayla tanımlanan bir suçtur: cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla iş ve çalışma hürriyetini ihlal etmek; bir kişinin çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürerek onu ücretsiz ya da açıkça orantısız düşük ücretle çalıştırmak veya insan onuruyla bağdaşmayan koşullara tabi kılmak; bu durumlara düşürmek üzere kişiyi tedarik, sevk veya nakletmek; cebir veya tehditle ücret ya da anlaşma konusunda zorlamak veya bir işin durmasına, sona ermesine ya da durmanın devamına neden olmak. Cezalar fıkraya göre değişir ve şikâyet şartı birinci fıkranın metninde yer alır.

Madde, Türk Ceza Kanunu'nun “Hürriyete Karşı Suçlar” başlıklı Yedinci Bölümündedir. Aynı bölümde tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali (TCK m. 116) ve sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi (TCK m. 118) gibi suçlar da düzenlenir. TCK m. 117 şu fıkralardan oluşur:

  1. Birinci fıkra. Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla iş ve çalışma hürriyetini ihlal etme; ceza, mağdurun şikâyeti hâlinde altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası (TCK m. 117/1).
  2. İkinci fıkra. Çaresizlik, kimsesizlik ve bağlılığı sömürerek ücretsiz veya açıkça orantısız düşük ücretle çalıştırma ya da insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılma; ceza altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası (TCK m. 117/2).
  3. Üçüncü fıkra. İkinci fıkradaki durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik, sevk veya bir yerden diğer bir yere nakletme; ikinci fıkradaki ceza (TCK m. 117/3).
  4. Dördüncü fıkra. Cebir veya tehditle işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya ya da önceden kabul edilenlerden başka koşullarda anlaşma kabulüne zorlama veya bir işin durmasına, sona ermesine ya da durmanın devamına neden olma; ceza altı aydan üç yıla kadar hapis (TCK m. 117/4).

Bu yazı iki okuru birlikte düşünür: iş ve çalışma hürriyetinin ihlal edildiğini düşünen kişi ve hakkında bu suçlamayla şikâyet ya da soruşturma bulunan kişi. Bir olayın maddeye girip girmediğini ve hangi fıkraya girdiğini savcılık ve mahkeme dosyadaki bilgilere göre değerlendirir.

Birinci fıkra: cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranış

Kanun metni. “Cebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla, iş ve çalışma hürriyetini ihlal eden kişiye, mağdurun şikayeti halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.” (TCK m. 117/1)

Fıkranın metninden şu öğeler çıkar:

  1. Araç. Hareket cebir veya tehdit kullanılarak ya da “hukuka aykırı başka bir davranışla” yapılmalıdır. Metin üç aracı “veya” ve “ya da” bağlaçlarıyla ayırır; biri yeterlidir.
  2. Sonuç. Bu araçla iş ve çalışma hürriyeti ihlal edilmelidir. Fıkra, ihlalin hangi biçimde gerçekleşeceğini saymaz.
  3. Fail ve mağdur. Metin “ihlal eden kişi” der; failin işveren, çalışan ya da üçüncü kişi olması gibi bir sıfat aranmaz. Mağdur, iş ve çalışma hürriyeti ihlal edilen kişidir.
  4. Şikâyet. Ceza “mağdurun şikayeti halinde” verilir. Şikâyet şartı ve süresi aşağıda ayrıca anlatılır.
  5. Seçimlik ceza. Fıkra hapis ile adlî para cezasını seçimlik öngörür; hangisine hükmedileceğini mahkeme belirler.

Bir kişinin işyerine girmesinin zorla engellenmesi, çalışmaya devam ederse zarar göreceğinin söylenmesi veya bir işi yapmasının fiilen önlenmesi gibi olaylar bu fıkraya ilişkin soruları doğurur. Kanun “hukuka aykırı başka bir davranış”ın ne olduğunu saymadığından, somut bir davranışın bu fıkraya girip girmediğini Cumhuriyet savcısı ve mahkeme dosyaya göre değerlendirir. Tehdit kendi başına ayrı bir suç olarak da düzenlenir; unsurları için tehdit suçu ve unsurları yazısına bakabilirsiniz.

Adlî para cezasının hesabı. Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktarla çarpılmasıyla bulunur (TCK m. 52/1). Adlî para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz (TCK m. 61/9).

Çaresizlikten yararlanarak düşük ücretle çalıştırma suç mu?

Kanun bunu ayrı bir fıkrada suç olarak düzenler: bir kişinin çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürerek onu ücretsiz ya da sağladığı hizmetle açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumdaki kişiyi insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir (TCK m. 117/2).

Kanun metni. “Çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle kişi veya kişileri ücretsiz olarak veya sağladığı hizmet ile açık bir şekilde orantısız düşük bir ücretle çalıştıran veya bu durumda bulunan kişiyi, insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılan kimseye altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası verilir.” (TCK m. 117/2)

Fıkra iki seçimlik hareket içerir:

  1. Ücretsiz ya da orantısız düşük ücretle çalıştırma. Kişinin çaresizliği, kimsesizliği ve bağlılığı sömürülerek ücretsiz ya da sağladığı hizmetle “açık bir şekilde orantısız” düşük bir ücretle çalıştırılması.
  2. İnsan onuruyla bağdaşmayan koşullar. Bu durumda bulunan kişinin “insan onuru ile bağdaşmayacak çalışma ve konaklama koşullarına” tabi kılınması.

Kanunun kelimeleri. Fıkra düşük ücreti tek başına suç saymaz; ücretin sağlanan hizmetle “açık bir şekilde orantısız” olmasını ve bunun çaresizlik, kimsesizlik ve bağlılığın sömürülmesi yoluyla yapılmasını arar. Ücretin orantısızlığı, kişinin durumu ve çalışma ile konaklama koşulları dosyadaki delillerle ortaya konur; bunların fıkradaki ölçülere ulaşıp ulaşmadığını Cumhuriyet savcısı ve mahkeme değerlendirir.

Bu fıkrada birinci fıkradaki gibi bir şikâyet ibaresi yoktur. Ceza seçimlik olarak hapis veya en az yüz gün adlî para cezasıdır; adlî para cezasının alt sınırını burada kanun yüz gün olarak gösterir (TCK m. 117/2).

Üçüncü fıkra: tedarik, sevk ve nakil

Kanun metni. “Yukarıdaki fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiye de aynı ceza verilir.” (TCK m. 117/3)

Üçüncü fıkra, ikinci fıkradaki çalıştırma veya koşullara tabi kılma hareketini yapan kişiden ayrı olarak, bir kimseyi o durumlara düşürmek üzere tedarik eden, sevk eden veya bir yerden diğer bir yere nakleden kişiyi cezalandırır. Metin üç hareketi “veya” bağlacıyla ayırır. Ceza ikinci fıkradaki cezadır: altı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası.

Fıkradaki “düşürmek üzere” ifadesi, hareketin kişiyi ikinci fıkradaki durumlara düşürmeye yönelik olmasını arar. Bir kişinin bir yerden başka bir yere götürülmesinin ya da bir işe yönlendirilmesinin bu amaçla yapılıp yapılmadığı dosyadaki delillerle ortaya konur ve savcılık ile mahkeme tarafından değerlendirilir. Üçüncü fıkranın metninde de şikâyet ibaresi yoktur.

Dördüncü fıkra: ücret, anlaşma ve işin durmasına zorlama

Kanun metni. “Cebir veya tehdit kullanarak, işçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olan kişiye altı aydan üç yıla kadar hapis cezası verilir.” (TCK m. 117/4)

Dördüncü fıkra, birinci fıkradan farklı olarak yalnız cebir veya tehdit aracını sayar; “hukuka aykırı başka bir davranış” bu fıkrada yer almaz. Fıkrada üç ayrı sonuç vardır:

  1. Ücret konusunda zorlama. İşçiyi veya işverenlerini ücretleri azaltıp çoğaltmaya zorlamak.
  2. Anlaşma konusunda zorlama. İşçiyi veya işverenlerini evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlamak.
  3. İşin durması. Cebir veya tehditle bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olmak.

Fıkranın cezası yalnız hapistir; birinci ve ikinci fıkradaki gibi seçimlik adlî para cezası öngörülmez. Metinde şikâyet ibaresi de yoktur (TCK m. 117/4).

TCK m. 118 ile karşılaştırma. Sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi ayrı bir maddededir: bir kimseye karşı bir sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya, sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m. 118/1); cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi hâlinde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur (TCK m. 118/2). TCK m. 118'de şikâyet ibaresi yoktur ve TCK m. 119/1'deki sayımda yer almaz. Bir olayın TCK m. 117'ye mi TCK m. 118'e mi girdiğini savcılık ve mahkeme olaya göre belirler.

Ceza hangi hâllerde artırılır? TCK m. 119

Kısaca: iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçu silahla, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koymasıyla, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, birden fazla kişi tarafından birlikte, var olan veya var sayılan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanılarak ya da kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılarak işlenirse verilecek ceza bir kat artırılır (TCK m. 119/1).

TCK m. 119/1 bu hâlleri beş bentte sayar:

  1. (a) Silahla.
  2. (b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle.
  3. (c) Birden fazla kişi tarafından birlikte.
  4. (d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak.
  5. (e) Kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle.

Kasten yaralama. Bu suçların işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hâllerinin gerçekleşmesi durumunda ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır (TCK m. 119/2). Bir olayda bu bentlerden birinin bulunup bulunmadığını mahkeme dosyadaki delillere göre belirler. Aşağıdaki tablo TCK m. 117'nin fıkralarını kanun metnine göre yan yana koyar.

TCK m. 117'nin fıkraları yan yana

Maddenin dört fıkrası farklı fiilleri, cezaları ve usul kurallarını içerir. Aşağıdaki tablo kanun metnini fiil, ceza, şikâyet ve uzlaştırma ile dava zamanaşımı bakımından fıkra fıkra karşılaştırır.

Ölçüt Hürriyetin ihlaliTCK m. 117/1 Sömürü, tedarik ve nakilTCK m. 117/2-3 Ücret ve iş durdurmaTCK m. 117/4
Fiil FiilCebir veya tehdit kullanarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla iş ve çalışma hürriyetini ihlal etmek. FiilÇaresizlik, kimsesizlik ve bağlılığı sömürerek ücretsiz veya açıkça orantısız düşük ücretle çalıştırmak ya da insan onuruyla bağdaşmayan çalışma ve konaklama koşullarına tabi kılmak; bu durumlara düşürmek üzere tedarik, sevk veya nakil (TCK m. 117/3). FiilCebir veya tehditle işçiyi veya işverenlerini ücret ya da yeni koşullu anlaşma konusunda zorlamak veya bir işin durmasına, sona ermesine ya da durmanın devamına neden olmak.
Ceza CezaAltı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası. CezaAltı aydan üç yıla kadar hapis veya yüz günden az olmamak üzere adlî para cezası. CezaAltı aydan üç yıla kadar hapis; seçimlik adlî para cezası yok.
Şikâyet ve uzlaştırma Şikâyet ve uzlaştırmaMağdurun şikâyeti aranır; uzlaştırma kapsamında (CMK m. 253/1-a ve 253/1-b-5). Şikâyet ve uzlaştırmaMetinde şikâyet ibaresi yok; CMK m. 253/1-b listesinde sayılmaz. Adli süreçteki çocuklar için CMK m. 253/1-c ayrıca değerlendirilir. Şikâyet ve uzlaştırmaŞikâyet ibaresi bulunmaz ve CMK m. 253/1-b sayımına girmez; CMK m. 253/1-c'deki adli süreçteki çocuklara ilişkin kural ayrıca incelenir.
Dava zamanaşımı Dava zamanaşımıTemel şekilde sekiz yıl; TCK m. 119/1 artırımıyla yukarı sınır dört yıl olur ve süre yine sekiz yıldır (TCK m. 66/1-e, 66/3). Dava zamanaşımıTemel şekilde sekiz yıl; TCK m. 119/1 artırımıyla yukarı sınır altı yıl olursa on beş yıl (TCK m. 66/1-d, 66/3). Dava zamanaşımıArtırımsız hâlde sekiz yıl; TCK m. 119/1'deki bir kat artırım dosyadaki delillerle hesaba katılırsa yukarı sınır altı yıl, süre on beş yıl (TCK m. 66/1-d, 66/3).

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali şikâyete bağlı mı?

Birinci fıkra şikâyete bağlıdır; diğer fıkraların metninde şikâyet ibaresi yoktur. TCK m. 117/1 cezanın “mağdurun şikayeti halinde” verileceğini yazar; TCK m. 117/2, TCK m. 117/3 ve TCK m. 117/4'te böyle bir ifade bulunmaz. Kanunun “Hürriyete Karşı Suçlar” bölümünde, TCK m. 139'daki gibi, maddede sayılan istisnalar dışında bölümdeki suçları şikâyete bağlayan genel bir hüküm de yoktur; TCK m. 139 özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar bölümüne ilişkindir.

Şikâyet süresi. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m. 73/1). Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (TCK m. 73/2). Sürenin somut dosyada ne zaman başladığını savcılık ve mahkeme değerlendirir; konu için şikâyet ve süreler yazısına da bakabilirsiniz.

Nereye ve nasıl? Suça ilişkin ihbar veya şikâyet, Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir (CMK m. 158/1); yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (CMK m. 158/5). Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar (CMK m. 160/1).

Vazgeçme. Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz (TCK m. 73/4). İştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğerlerini de kapsar (TCK m. 73/5); kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m. 73/6). Vazgeçmenin sonuçları için şikâyetten vazgeçmenin sonuçları yazısına bakabilirsiniz.

TCK m. 117 uzlaştırma kapsamında mı?

Birinci fıkra uzlaştırma kapsamındadır. CMK m. 253/1-a soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma girişiminde bulunulacağını yazar; ayrıca CMK m. 253/1-b'nin 5 numaralı alt bendi, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın “İş ve çalışma hürriyetinin ihlali (madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi)” suçunu sayar. Bu alt bent 17/10/2019 tarihli 7188 sayılı Kanunla eklenmiştir.

Diğer fıkralar. TCK m. 117/2, TCK m. 117/3 ve TCK m. 117/4 metinlerinde şikâyet ibaresi bulunmaz ve CMK m. 253/1-b listesinde sayılmaz. CMK m. 253/1-c ise mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, adli süreçteki çocuklar bakımından ayrıca üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçları sayar; bu fıkralarda öngörülen hapis cezasının üst sınırı üç yıldır. Bir çocuğun dosyasında bu bendin uygulanıp uygulanmayacağını Cumhuriyet savcısı dosyaya göre değerlendirir.

Birlikte işlenen suç. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz; ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır (CMK m. 253/3).

Uzlaşmanın sonuçları. Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def'aten yerine getirmesi hâlinde hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (CMK m. 253/19). Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar herhangi bir soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz (CMK m. 253/20); uzlaştırmanın sonuçsuz kalması hâlinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez (CMK m. 253/18). Süreç için uzlaştırma nedir yazısına bakabilirsiniz.

TCK m. 117'de dava zamanaşımı kaç yıl?

Temel şekillerde süre sekiz yıldır. TCK m. 117'nin fıkralarındaki hapis cezalarının yukarı sınırı iki ve üç yıldır; kanunda başka türlü yazılmış hâller dışında, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yıl geçmesiyle düşer (TCK m. 66/1-e).

Yukarı sınır ve seçimlik ceza. Sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır (TCK m. 66/4). Birinci ve ikinci fıkradaki adlî para cezası seçeneği bu nedenle hesabı değiştirmez.

Nitelikli hâller. Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur (TCK m. 66/3). TCK m. 119/1'deki bir kat artırım uygulandığında üç yıllık yukarı sınır altı yıla, iki yıllık yukarı sınır dört yıla ulaşır. Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda kamu davası on beş yıl geçmesiyle düşer (TCK m. 66/1-d). Nitelikli hâlin dosyadaki mevcut delillerle bulunup bulunmadığını mahkeme değerlendirir.

Yaş, başlangıç ve kesilme. Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu sürelerin yarısının, on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer (TCK m. 66/2). Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden işlemeye başlar (TCK m. 66/6). Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi ya da sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesi hâlinde dava zamanaşımı kesilir (TCK m. 67/2); kesilme hâlinde süre, kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (TCK m. 67/4). İlk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı işlemez (CMK m. 253/21). Somut dosyada sürenin hesabını mahkeme yapar.

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali davasına hangi mahkeme bakar?

Kanun metnine göre görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. 5235 sayılı Kanun'un 11. maddesi, kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılacağını yazar (5235 s. K. m. 11).

Ağır ceza mahkemelerinin görevi aynı Kanun'un 12. maddesinde sayılır: orada adı geçen suçlar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işler (5235 s. K. m. 12). TCK m. 117 bu sayımda yer almaz; TCK m. 119/1'deki bir kat artırım uygulandığında fıkralardaki en yüksek yukarı sınır altı yıl olur. Madde 12, çocuklara özgü kovuşturma hükümlerini saklı tutar. Yargılamanın hangi adliyede yapılacağı için İstanbul adliyeleri rehberine bakabilirsiniz.

Şikâyetçi ya da şüpheli tarafındaysanız

Dosyanın değerlendirilmesinde şu sorular öne çıkabilir:

  1. Hangi fıkra? İddia edilen davranış cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla hürriyetin ihlali mi (TCK m. 117/1), ücret ve koşullara ilişkin bir sömürü mü (TCK m. 117/2), tedarik veya nakil mi (TCK m. 117/3), yoksa cebir veya tehditle ücret ya da anlaşma konusunda zorlama veya bir işin durmasına neden olma mı (TCK m. 117/4)?
  2. Şikâyet ve süre. Birinci fıkradaki bir olayda şikâyet yapıldı mı, fiil ve failin öğrenildiği günden itibaren altı aylık süre içinde mi (TCK m. 73/1, TCK m. 73/2)?
  3. Artırım. Silah, birden fazla kişi, örgüt gücü ya da kamu görevinin nüfuzu gibi TCK m. 119/1'de sayılan bir hâl ileri sürülüyor mu?
  4. Belgeler. Ücret ödemeleri, çalışma ve konaklama koşullarını gösteren kayıtlar, mesajlar ve tanık bilgileri dosyada mı?
  5. Uzlaştırma. Suç CMK m. 253/1 kapsamında mı, aynı mağdura karşı uzlaştırma dışı başka bir suç da ileri sürülüyor mu (CMK m. 253/3)?

İfadeye çağrıldıysanız ifade ve sorgu sayfası şüphelinin haklarını anlatır. Şikâyetçi tarafta iseniz müşteki ve mağdur vekilliği sayfasına bakabilirsiniz. İş kazası nedeniyle ceza soruşturması ayrı bir konudur; onun için iş kazasında ceza sorumluluğu yazısı vardır.

Sık sorulan sorular

İş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun cezası nedir?

Fıkraya göre değişir. Birinci fıkradaki hâlde altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası öngörülür (TCK m. 117/1); sömürü yoluyla çalıştırma ile tedarik, sevk veya nakil hâllerinde ceza altı aydan üç yıla kadar hapis veya en az yüz gün adlî para cezasıdır (TCK m. 117/2, TCK m. 117/3); dördüncü fıkrada ise yalnız altı aydan üç yıla kadar hapis öngörülür. TCK m. 119/1'deki hâllerden biri varsa ceza bir kat artırılır. Somut cezayı yargılama sonunda mahkeme belirler.

İşveren maaşımı çok düşük ödüyorsa bu suç mu?

Ücretin düşük olması TCK m. 117/2 bakımından tek başına yetmez. Fıkra, ücretin sağlanan hizmetle açık bir şekilde orantısız olmasını ve kişinin çaresizliğinin, kimsesizliğinin ve bağlılığının sömürülmesini arar; insan onuruyla bağdaşmayan çalışma ve konaklama koşulları da ayrı bir hareket olarak sayılır. Bu ölçülerin dosyada bulunup bulunmadığını savcılık ve mahkeme delillere göre değerlendirir; ücret alacağı gibi talepler ise ceza dosyasından ayrı bir konudur.

Şikâyet etmezsem soruşturma açılır mı?

Birinci fıkradaki suçta ceza “mağdurun şikayeti halinde” verilir; yetkili kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m. 73/1). İkinci, üçüncü ve dördüncü fıkraların metninde şikâyet ibaresi yoktur; bu fıkralarda Cumhuriyet savcısı suç izlenimi veren bir hâli öğrendiğinde araştırmaya başlar (CMK m. 160/1).

Şikâyetten vazgeçersem dava düşer mi?

Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür (TCK m. 73/4). Bu kural birinci fıkradaki şikâyete bağlı hâl içindir; metninde şikâyet ibaresi bulunmayan fıkralarda vazgeçmenin böyle bir sonucu kanunda yazılı değildir. Hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.

TCK m. 117 için uzlaştırma zorunlu mu?

Birinci fıkradaki suç hem şikâyete bağlı olduğu için CMK m. 253/1-a, hem de CMK m. 253/1-b'nin 5 numaralı alt bendinde açıkça sayıldığı için uzlaştırma kapsamındadır; bu kapsamdaki suçlarda kanun uzlaştırma girişiminde bulunulacağını yazar. Aynı alt bent TCK m. 119/1-c'yi de anar. Uzlaştırma dışındaki bir suç aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse CMK m. 253/3'teki kural ayrıca dikkate alınır.

Sendikaya üye olmaya zorlamak TCK m. 117 kapsamında mı?

Kanun bunu ayrı bir maddede düzenler. TCK m. 118/1, bir kimseyi sendikaya üye olmaya veya olmamaya, sendikanın faaliyetlerine katılmaya veya katılmamaya ya da sendikadan veya sendika yönetimindeki görevinden ayrılmaya zorlamak amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi için altı aydan iki yıla kadar hapis öngörür; cebir veya tehdit kullanılarak ya da hukuka aykırı başka bir davranışla bir sendikanın faaliyetlerinin engellenmesi TCK m. 118/2'de bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. Olayın hangi maddeye girdiğini savcılık ve mahkeme belirler.

İş ve çalışma hürriyetinin ihlalinde zamanaşımı ne zaman dolar?

Fıkralardaki hapis cezalarının yukarı sınırı beş yılı aşmadığından temel şekillerde kamu davası sekiz yıl geçmesiyle düşer (TCK m. 66/1-e). TCK m. 119/1'deki bir kat artırım dosyadaki mevcut delillere göre nitelikli hâl olarak hesaba katıldığında ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarda yukarı sınır altı yıla çıkar ve on beş yıllık süre gündeme gelir (TCK m. 66/1-d, TCK m. 66/3). Kesilme hâlinde süre en fazla yarısına kadar uzar (TCK m. 67/4).

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

İfade ve sorgu

Hizmet sayfası: ifadeye çağrılan şüphelinin hakları, müdafi ve susma hakkı.

Sayfaya git

Uzlaştırma

Hizmet sayfası: uzlaştırma kapsamındaki suçlar, uzlaştırma bürosu ve süreç.

Sayfaya git

Tehdit suçu ve unsurları

Kişiye karşı suçlar: tehdit suçunun unsurları, cezası ve şikâyet.

Yazıyı oku

Konut dokunulmazlığının ihlali

Hürriyete karşı suçlar bölümünden: konut ve işyerine rızaya aykırı girme.

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

İş ve çalışma hürriyetinizin ihlal edildiğini düşünüyorsanız ya da hakkınızda bu suçlamayla şikâyet veya soruşturma varsa, belgeleri ve olayın akışını birlikte değerlendirelim. Görüşme talebiniz bağlayıcı değildir.

Hemen Ara WhatsApp
Hemen Ara WhatsApp
Hemen yazın