Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Duruşma ve yargılama

Zincirleme Suç (TCK m. 43): Şartları, Ceza Artırımı, Uygulanmadığı Suçlar ve Zamanaşımı

Aynı kişiye karşı farklı günlerde birden fazla kez işlenen aynı suç için kaç ceza verilir? Türk Ceza Kanunu bu soruya zincirleme suç kurumuyla cevap verir: şartları varsa her fiil için ayrı ceza yerine tek bir cezaya hükmedilir ve bu ceza kanunun gösterdiği oranda artırılır. Bu yazı, TCK m. 43'ün şartlarını, maddenin uygulanmadığı suçları, bileşik suç ve fikri içtimadan farkını, ceza hesabındaki sırasını ve zamanaşımına etkisini kanun metnine göre anlatır.

14 dakika okuma Ceza hukuku genel hükümler TCK m. 42TCK m. 43TCK m. 44
Soluk mavi karolu bir platform üzerinde birbirine geçmiş iki büyük altın zincir halkası, arkalarında üç koyu yeşil klasör ve yukarı yönelen turuncu bir ok: tek cezada birleşip artırılan zincirleme suç

Kısa cevap

Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedilir; bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır (TCK m. 43/1). Suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri aynı suç sayılır; mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu hüküm uygulanır. Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesinde de aynı kural geçerlidir (m. 43/2). Kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında madde hükümleri uygulanmaz (m. 43/3). Zincirleme suçlarda zamanaşımı son suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar (m. 66/6).

Zincirleme suç nedir ve neden önemlidir

Ceza hukukunda kural, her suç için ayrı bir cezanın belirlenmesidir. Ancak bir kişi aynı suçu kısa aralıklarla, aynı amaçla ve aynı kişiye karşı tekrar tekrar işlediğinde, her fiili birbirinden bağımsız bir suç saymak, cezayı fiillerin gerçek ağırlığıyla orantısız biçimde büyütebilir. Türk Ceza Kanunu bu tür durumları suçların içtimaı başlıklı bölümde üç kurumla düzenler: bileşik suç (TCK m. 42), zincirleme suç (TCK m. 43) ve fikri içtima (TCK m. 44).

Zincirleme suçun özü şudur: birden fazla fiil, tek bir suç işleme kararının parçaları olarak görülür ve kanun bunları tek bir ceza altında toplar. Kanun tekrarı cezasız da bırakmaz; bu tek ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır (m. 43/1). Kurum bu yönüyle iki yüzlüdür: her fiil için ayrı ceza verilmesine göre kişinin lehine, tek bir fiile göre ise artırım içerdiği için aleyhinedir.

Örneğin aynı iş yerinden farklı günlerde yapılan hırsızlık fiillerinde, her fiil için ayrı ceza mı verileceği, yoksa tek ceza belirlenip bunun artırılması mı gerektiği sorusu bu maddeye göre cevaplanır. Cevap yalnız sonuç cezayı değiştirmez. Zincirleme suçun kabul edilip edilmemesi dava zamanaşımının başladığı günü, ceza hesabında artırımın hangi sırada yapılacağını ve seri muhakeme usulünde yaptırımın nasıl belirleneceğini de etkiler. Bu yüzden iddianamede fiillerin ayrı ayrı suçlar olarak mı, yoksa zincirleme suç olarak mı gösterildiği savunmanın ilk bakacağı noktalardan biridir.

Zincirleme suç bir suç tipi değildir; hırsızlık, dolandırıcılık, hakaret ya da belgede sahtecilik gibi kanunda tanımlanmış suçlara uygulanan bir genel hükümdür. Bu nedenle iddianamede ve kararda suçun kendi maddesiyle birlikte gösterilir; tek başına bir suçlama oluşturmaz, var olan bir suçlamanın cezasının nasıl belirleneceğini düzenler.

Zincirleme suçun şartları (TCK m. 43/1)

TCK m. 43/1 zincirleme suçu tek bir cümlede tanımlar: bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi. Bu cümleden dört şart çıkar ve dördünün birlikte bulunması gerekir. Biri eksikse zincirleme suç hükümleri uygulanmaz; fiiller kural olarak ayrı ayrı değerlendirilir.

1. Bir suç işleme kararı. Fiillerin tamamı aynı kararın icrası kapsamında işlenmiş olmalıdır. Kanun bu kararın ne zaman var sayılacağını tanımlamaz; her dosyada fiiller arasındaki zaman, işleniş biçimi, yer ve failin amacı gibi somut olgular üzerinden değerlendirilir. Birbirinden bağımsız, ayrı ayrı oluşan kararlarla işlenen fiiller zincirleme suç oluşturmaz; her biri ayrı bir suçtur. Bir karar, kişinin iç dünyasına ilişkin olduğu için çoğu zaman doğrudan ispat edilemez; varlığı ya da yokluğu fiillerin kendisinden ve dosyadaki diğer olgulardan çıkarılır.

2. Değişik zamanlarda işleme. Fiiller farklı zamanlarda gerçekleşmiş olmalıdır. Kanun iki fiil arasında geçmesi gereken asgari ya da azami bir süre öngörmez. Zaman aralığının uzunluğu, tek bir suç işleme kararından söz edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesinde dosyadaki olgulardan biri olarak dikkate alınır. Aynı anda, tek bir fiille gerçekleşen durumlar ise birinci fıkranın değil, ikinci fıkranın ya da fikri içtimanın konusudur.

3. Bir kişiye karşı işleme. Birinci fıkra, fiillerin aynı mağdura yönelmesini arar. Farklı zamanlarda farklı kişilere karşı işlenen fiiller birinci fıkranın kapsamına girmez. Kanun bu şartın bir istisnasını açıkça yazmıştır: mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da birinci fıkra hükmü uygulanır. Bu cümle maddeye 29/6/2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanun'la eklenmiştir. Belirli bir kişiyi değil toplumu ya da kamuyu koruyan suç tiplerinde aynı mağdur şartı aranmaz.

4. Aynı suçun işlenmesi. Tekrarlanan fiillerin aynı suç tipini oluşturması gerekir. Kanun burada önemli bir açıklık getirir: bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri aynı suç sayılır (m. 43/1). Örneğin hırsızlığın temel şekli ile nitelikli hâlleri birlikte işlenmişse, fiiller farklı maddelerde düzenlenmiş olsa bile aynı suç sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanabilir. Buna karşılık hırsızlık ile dolandırıcılık gibi ayrı suç tipleri aynı suç değildir; bunlar arasında zincirleme suç kurulamaz. Hırsızlığın nitelikli hâlleri için hırsızlık cezası ve nitelikli hâller yazımıza bakabilirsiniz.

Tek fiille birden fazla kişiye karşı işlenen suç (m. 43/2)

TCK m. 43/2, birinci fıkradan farklı bir durumu aynı sonuca bağlar: aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da birinci fıkra hükmü uygulanır. Yani yine tek bir cezaya hükmedilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. Burada birinci fıkradaki yapı tersine döner: değişik zamanlarda birden fazla fiil ve tek mağdur yerine, tek fiil ve birden fazla mağdur vardır.

Öğretide bu duruma verilen tipik örnek, tek bir sözle birden fazla kişiye hakaret edilmesidir. Fiil tektir, suç aynıdır (hakaret), ama mağdur birden fazladır. İkinci fıkra olmasaydı her mağdur bakımından ayrı bir hakaret suçu ve ayrı bir ceza söz konusu olabilirdi; ikinci fıkra bunları tek ceza ve artırım altında toplar.

Kanun bu kuralı hakaret suçunda ayrıca tekrar eder. TCK m. 125/5'e göre kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır; ancak bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır. Kurulun her üyesi mağdurdur, buna rağmen her üye için ayrı ceza verilmez. Konunun ayrıntısı için kamu görevlisine hakaret yazımıza bakabilirsiniz.

İkinci fıkranın sınırı aynı suç şartıdır. Tek bir fiille birden fazla farklı suç oluşuyorsa zincirleme suç değil, fikri içtima kuralı devreye girer (m. 44). Tek fiil ve birden fazla mağdur yapısı ile tek fiil ve birden fazla farklı suç yapısı birbirine karıştırılmamalıdır; ilkinde ceza artırılır, ikincisinde en ağır cezayı gerektiren suçun cezası uygulanır.

Zincirleme suç hükümlerinin uygulanmadığı suçlar (m. 43/3)

TCK m. 43/3 dört suç sayar: kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz. Kanun "bu madde hükümleri" ifadesini kullandığı için istisna maddenin tamamını kapsar: bu dört suçta ne birinci fıkradaki değişik zamanlarda tekrar kuralı ne de ikinci fıkradaki tek fiille birden fazla kişi kuralı uygulanabilir.

Bunun sonucu, bu suçlarda tekrarlanan fiillerin ya da birden fazla mağdurun tek ceza altında toplanmamasıdır. Aynı kişiye karşı farklı zamanlarda birden fazla kez kasten yaralama fiili işlendiği iddia ediliyorsa, her fiil ayrı bir suç olarak değerlendirilir. Tek bir fiille birden fazla kişinin kasten yaralandığı iddiasında da ikinci fıkradaki tek ceza kuralına başvurulamaz; her mağdur yönünden ayrı değerlendirme yapılır.

Liste sınırlıdır; kanun yalnız bu dört suçu saymıştır. Bu listenin dikkat çeken üyesi yağmadır: hırsızlıkta şartları varsa zincirleme suç hükümleri uygulanabilirken, yağma listede açıkça sayıldığı için bu imkân yoktur. Hırsızlık ile yağma arasındaki çizgi bu nedenle ceza hesabı bakımından da önem taşır; ayrım için yağma ile hırsızlık arasındaki fark yazımıza bakabilirsiniz.

Listede sayılmayan suçlar bakımından ise genel kural geçerlidir: dört şart birlikte gerçekleşmişse zincirleme suç hükümleri uygulanır. Hangi suç tipinde bu şartların oluştuğu, suçun tanımı ve dosyadaki olgularla birlikte değerlendirilir.

Bileşik suç ve fikri içtimadan farkı (m. 42, 44)

Bileşik suç, TCK m. 42'de şöyle tanımlanır: biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suç. Kanun iki ayrı suç olabilecek davranışı tek bir suç tipi içinde birleştirmiş ve cezasını da buna göre belirlemiştir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz: bileşik suçu oluşturan parçalar için ayrı ayrı ceza verilmez, fail yalnız bileşik suçun cezasıyla sorumlu olur. Öğretide sıkça verilen örnek, cebir veya tehdit ile malın alınmasını tek bir suç olarak tanımlayan yağmadır.

Fikri içtima ise TCK m. 44'te düzenlenir: işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Burada tek bir fiil vardır ama bu fiil birden fazla farklı suç tanımına uyar. Madde ayrıca bir artırım öngörmez; kişi yalnız en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır. Bununla birlikte kanun bazı suç tiplerinde, fikri içtima hükümlerine göre belirlenecek cezanın ayrıca artırılacağını özel olarak düzenlemiştir (örneğin TCK m. 277/2 ve m. 297/1).

Üç kurum arasındaki temel fark, fiil ve suç sayısındadır. Zincirleme suçta aynı suç ya birden fazla fiille ve değişik zamanlarda aynı kişiye karşı, ya da tek fiille birden fazla kişiye karşı işlenir. Fikri içtimada tek fiil birden fazla farklı suçu oluşturur. Bileşik suçta ise kanun, iki suçu önceden tek bir suç olarak tanımlamıştır. Aşağıdaki tablo bu farkları kanun metnine göre yan yana gösterir.

Üç kurum: zincirleme suç, bileşik suç, fikri içtima

Suçların içtimaı bölümündeki üç kurum, fiil ve suç sayısına göre ayrılır ve cezaya farklı sonuçlar bağlar. Aşağıdaki tablo her birini TCK m. 42-44 metnine göre karşılaştırır.

Ölçüt Zincirleme suçTCK m. 43 Bileşik suçTCK m. 42 Fikri içtimaTCK m. 44
Fiil ve suç yapısı Fiil ve suç yapısıAynı suç, bir suç işleme kararıyla değişik zamanlarda birden fazla işlenir (m. 43/1) ya da tek fiille birden fazla kişiye karşı işlenir (m. 43/2). Fiil ve suç yapısıBiri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturan suçlar kanunca tek fiil sayılır (m. 42). Fiil ve suç yapısıTek fiille birden fazla farklı suç oluşur (m. 44).
Mağdur MağdurBirinci fıkrada aynı kişi; mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da uygulanır. İkinci fıkrada birden fazla kişi. MağdurMaddede ayrıca bir mağdur şartı yoktur; bileşik suçun kanuni tanımına göre belirlenir. MağdurMaddede ayrıca bir mağdur şartı yoktur; belirleyici olan fiilin birden fazla farklı suç oluşturmasıdır.
Ceza CezaBir cezaya hükmedilir; bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır. CezaBileşik suçun kendi cezası uygulanır; içtima hükümleri uygulanmaz. CezaEn ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır; bazı suçlarda kanun ayrıca artırım öngörür (m. 277/2).
Sınır ve sonuç Sınır ve sonuçKasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağmada uygulanmaz (m. 43/3). Zamanaşımı son suçun işlendiği günden işler (m. 66/6). Sınır ve sonuçParçaları oluşturan suçlar için ayrı ayrı ceza verilmez. Sınır ve sonuçFiilin oluşturduğu diğer suçlar için ayrıca ceza verilmez.

Cezanın hesaplanmasında yeri ve zamanaşımı (m. 61/5, 66/6)

Hâkim önce suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler (TCK m. 61/1). Birden fazla nitelikli hâl varsa temel cezada önce artırma, sonra indirme yapılır (m. 61/4). Ardından m. 61/5'teki sıra izlenir: teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.

Bu sıranın anlamı şudur: zincirleme suç artırımı, teşebbüs ve iştirak hükümlerine göre bulunan ceza üzerinden yapılır; haksız tahrik, yaş küçüklüğü ve takdiri indirim gibi indirimler ise artırılmış ceza üzerinden uygulanır. Her adım bir önceki adımın sonucuna uygulandığı için sıranın değiştirilmesi sonuç cezayı değiştirebilir. Teşebbüs indirimi için teşebbüs ve gönüllü vazgeçme, haksız tahrik için haksız tahrik indirimi yazılarımıza bakabilirsiniz.

Artırımın oranı konusunda kanun yalnız alt ve üst sınırı gösterir: dörtte birinden dörtte üçüne kadar. TCK m. 43 bu aralıkta oranın hangi ölçütle seçileceğini saymaz; mahkeme oranı somut olayın özelliklerine göre belirler. Adli para cezasında artırım ve indirimler gün üzerinden yapılır; adli para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılmasıyla bulunur (m. 61/8).

Zincirleme suç hükümleri seri muhakeme usulünde de hesaba girer. CMK m. 250/4'e göre Cumhuriyet savcısı, temel cezadan ve koşulları bulunduğu takdirde zincirleme suça ilişkin hükümler uygulandıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulayarak yaptırımı belirler. Usulün kapsamı ve teklif aşaması için seri muhakeme usulü yazımıza bakabilirsiniz.

Zamanaşımı bakımından kanun, zincirleme suçlar için ayrı bir başlangıç günü öngörür. TCK m. 66/6'ya göre zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar. Zincirleme suç kabul edildiğinde ilk fiilin tarihi değil, son suçun işlendiği gün esas alınır. Sürenin kendisi ise suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırına göre belirlenir (m. 66/1 ve 4).

Savunma açısından dikkat noktaları

Zincirleme suç, dosyada hem savunmanın lehine hem aleyhine sonuç doğurabilen bir kurumdur. Bu nedenle tek bir yönde değil, dosyanın tamamı üzerinden değerlendirilir. Aşağıdaki noktalar bu değerlendirmenin kanun metninden çıkan başlıklarıdır:

  1. İddianamedeki nitelendirmeyi okuyun. Fiiller ayrı ayrı suçlar olarak mı, yoksa zincirleme suç olarak mı gösterilmiş? Ayrı suçlar olarak gösterilmişse zincirleme suçun dört şartının bulunup bulunmadığı tartışılabilir; zincirleme suç olarak gösterilmişse artırımın dayanağı olan fiillerin her biri ayrıca incelenir.
  2. Suç işleme kararını dosyadaki olgularla tartışın. Kanun bu kararı tanımlamadığı için değerlendirme somut olaya göre yapılır. Fiiller arasındaki zaman, işleniş biçimi, yer ve amaç, fiillerin tek bir kararın parçası mı yoksa birbirinden bağımsız mı olduğunu gösteren olgulardır.
  3. Her fiilin ayrı ayrı ispatını arayın. Artırım, aynı suçun birden fazla işlenmesine bağlıdır (TCK m. 43/1). İddia edilen fiillerden yalnız biri sabitse artırımın şartı oluşmaz. Bu yüzden her fiil için delil durumu ayrı ayrı incelenir.
  4. Mağdur ve fiil sayısını doğru eşleştirin. Değişik zamanlarda aynı kişiye karşı birden fazla fiil birinci fıkranın, tek fiille birden fazla kişi ikinci fıkranın, tek fiille birden fazla farklı suç ise m. 44'ün konusudur. Yanlış eşleştirme cezanın yanlış hesaplanmasına yol açar.
  5. İstisna listesini kontrol edin. Suçlama kasten öldürme, kasten yaralama, işkence veya yağma ise zincirleme suç hükümleri uygulanmaz (m. 43/3). Bu durumda her fiilin ve her mağdurun ayrı değerlendirilmesi, savunmanın her fiil için ayrı hazırlanmasını gerektirir.
  6. Ceza hesabının sırasını denetleyin. Hükümdeki hesapta zincirleme suç artırımının teşebbüs ve iştirakten sonra, haksız tahrik ve takdiri indirimden önce yapılıp yapılmadığına bakın (m. 61/5). Hesap sırasına aykırılık, kanun yoluna başvururken gösterilebilecek bir hukuka aykırılıktır.
  7. Zamanaşımını son suç tarihinden hesaplayın. Zincirleme suçta zamanaşımı son suçun işlendiği günden işlemeye başlar (m. 66/6). Zincirleme suçun kabul edilip edilmemesi, özellikle eski tarihli fiiller bakımından zamanaşımı değerlendirmesini doğrudan etkiler.

Bu başlıkların hangisinin dosyanızda öne çıktığı, iddianamedeki fiil anlatımına, delillere ve suçun tipine bağlıdır. Soruşturma ya da kovuşturmanın hangi aşamasında olduğunuza göre izlenecek adımlar için çalışma alanları sayfamıza bakabilirsiniz.

Sık sorulan sorular

Zincirleme suç nedir, ceza ne kadar artırılır?

Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesidir. Bu durumda her fiil için ayrı ceza verilmez, bir cezaya hükmedilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır (TCK m. 43/1). Artırımın bu aralıkta hangi oranda yapılacağını mahkeme somut olayın özelliklerine göre belirler.

Farklı zamanlarda farklı kişilere karşı işlenen suçlarda zincirleme suç uygulanır mı?

Birinci fıkra, fiillerin aynı kişiye karşı işlenmesini arar; ikinci fıkra ise birden fazla kişiye karşı işlenen suçu yalnız tek bir fiille işlenmesi hâlinde kapsar (TCK m. 43/1-2). Değişik zamanlarda farklı kişilere karşı işlenen fiiller bu iki kalıbın dışında kalır ve kural olarak ayrı ayrı değerlendirilir. Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda ise aynı mağdur şartı aranmaz.

Suçun basit hâli ile nitelikli hâli birlikte işlenmişse zincirleme suç olur mu?

Olabilir. Kanun, bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerinin aynı suç sayılacağını açıkça yazar (TCK m. 43/1). Diğer şartlar, yani aynı suç işleme kararı, değişik zamanlar ve aynı mağdur da varsa zincirleme suç hükümleri uygulanabilir. Farklı suç tipleri, örneğin hırsızlık ile dolandırıcılık, aynı suç sayılmaz.

Kasten yaralama veya yağmada zincirleme suç hükümleri uygulanır mı?

Hayır. TCK m. 43/3 kasten öldürme, kasten yaralama, işkence ve yağma suçlarında zincirleme suça ilişkin madde hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler. Bu suçlarda tekrarlanan fiiller ya da birden fazla mağdur tek ceza altında toplanmaz; her fiil ve her mağdur yönünden ayrı değerlendirme yapılır.

Zincirleme suçta zamanaşımı ne zaman başlar?

TCK m. 66/6'ya göre zamanaşımı zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar. Yani ilk fiilin tarihi değil, zincirin son halkasını oluşturan suçun işlendiği gün esas alınır. Sürenin uzunluğu ise suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırına göre belirlenir (m. 66/1 ve 4).

Seri muhakeme usulünde zincirleme suç nasıl hesaplanır?

CMK m. 250/4'e göre Cumhuriyet savcısı, temel cezadan ve koşulları bulunduğu takdirde zincirleme suça ilişkin hükümler uygulandıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulayarak yaptırımı belirler. Yani önce zincirleme suç artırımı yapılır, yarı oranındaki indirim bu artırılmış ceza üzerinden uygulanır.

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Çalışma alanları

Soruşturmadan kovuşturmaya ceza hukukunda çalışılan konuların tamamı.

Sayfaya git

Hırsızlık ve yağma suçları

Hizmet sayfası: nitelikli hâller, cebir sınırı ve etkin pişmanlık.

Sayfaya git

Haksız tahrik indirimi

Ceza hesabında zincirleme suç artırımından sonra gelen indirim: şartları ve oranı.

Yazıyı oku

Seri muhakeme usulü (CMK m. 250)

Zincirleme suç artırımından sonra uygulanan yarı indirim; kapsam, teklif ve kabul kararı.

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

Elinizde fiillerin ayrı suçlar ya da zincirleme suç olarak gösterildiği bir iddianame veya karar varsa, nitelendirme, artırım oranı ve zamanaşımı o belgelerde durur. Dosyanıza göre birlikte değerlendirelim.

Hemen Ara WhatsApp
Hemen Ara WhatsApp
Hemen yazın