Belge ve kamu görevi suçları
Suç Uydurma Suçu (TCK m. 271): Unsurları, İftiradan Farkı, Cezası ve Soruşturma Süreci
Gerçekte yaşanmamış bir olayı polise ya da savcılığa yaşanmış gibi bildirmek, hiç var olmayan bir olaya işaret eden iz ve delil hazırlamak: Türk Ceza Kanunu bu davranışları TCK m. 271'de suç uydurma başlığı altında, iftiradan ayrı ve tek fıkralık bir maddede düzenler. Bu yazı, hakkında suç uydurma iddiasıyla soruşturma yürütülen kişi ile uydurma bir ihbar ya da delil nedeniyle kendini bir soruşturmanın içinde bulan kişi için; maddenin unsurlarını, TCK m. 267 iftira suçundan farkını, cezayı, şikâyet, önödeme ve uzlaştırma bakımından durumunu ve soruşturma sürecini kanun metnine göre anlatır.
Kısa cevap
İşlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 271). Madde tek fıkradır ve adlî para cezasını seçenek olarak yazmaz. İftira (TCK m. 267/1) ise işlemediğini bildiği bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmeyi arar ve bir yıldan dört yıla kadar hapis öngörür. TCK m. 271'in metninde şikâyete ilişkin bir ibare yoktur, suç CMK m. 253/1-b listesinde sayılmaz ve hapis cezasının yukarı sınırı TCK m. 75/1'deki altı ayı aşar. Fiilin hangi hükme girdiğini Cumhuriyet savcısı ve mahkeme somut dosyaya göre değerlendirir.
Suç uydurma nedir? TCK m. 271'in yapısı
Suç uydurma, Türk Ceza Kanunu'nun “Adliyeye Karşı Suçlar” başlıklı bölümünde yer alır. Aynı bölümde iftira (TCK m. 267), başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (TCK m. 268), suç üstlenme (TCK m. 270) ve yalan tanıklık (TCK m. 272) de düzenlenir. Kanun bu fiilleri kişilere karşı suçlar arasında değil, adliyeye karşı suçlar arasında sayar.
Kanun metni. İşlenmediğini bildiği bir suçu, yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 271). Madde başka fıkra içermez.
Metin iki ayrı davranışı sıralar:
- Suçu ihbar etmek. Kişi, işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eder.
- Delil veya emare uydurmak. Kişi, işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurur.
Kanun iki davranışı “ya da” bağlacıyla sıralar ve ikisine de aynı cezayı bağlar. Bu yazı iki okuru birlikte düşünür: hakkında suç uydurma iddiasıyla soruşturma yürütülen ya da ifadeye çağrılan kişi ve uydurma bir ihbar veya delil nedeniyle kendini bir soruşturmanın içinde bulan kişi. Somut bir olayın bu maddeye girip girmediğini Cumhuriyet savcısı ve mahkeme, dosyadaki delillere göre değerlendirir.
Unsurlar: işlenmeyen suç, ihbar ya da delil uydurma, soruşturma
Maddenin metninden şu öğeler çıkar:
- İşlenmemiş bir suç. İhbar hareketi “işlenmediğini bildiği bir suçu”, uydurma hareketi “işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini” konu alır. Her iki harekette de konu, işlenmemiş bir suçtur.
- Yetkili makamlara ihbar. Birinci harekette ihbar “yetkili makamlara” yapılır. Suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir (CMK m. 158/1); valilik veya kaymakamlığa ya da mahkemeye yapılan ihbar veya şikâyet ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir (CMK m. 158/2); ihbar veya şikâyet yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (CMK m. 158/5). Somut olayda hangi makamın “yetkili makam” sayılacağını savcılık ve mahkeme değerlendirir.
- Bilme. Birinci hareketin tanımı “işlenmediğini bildiği” ifadesini kullanır. İhbar eden kişinin olayın işlenmediğini bilip bilmediği, ihbarın içeriği ve dosyadaki diğer delillere göre değerlendirilir. Bir ihbarın sonradan doğrulanmamış olması, bu bilginin bulunduğunu tek başına göstermez.
- Delil veya emare ve soruşturma. İkinci harekette uydurulan şey, işlenmeyen bir suçun “delil veya emareleri”dir ve uydurma “soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde” yapılır. Hangi belge, kayıt, iz ya da nesnenin bu kapsama girdiği dosyada incelenir.
Örneğin gerçekte yaşanmadığı ileri sürülen bir olayı karakola ya da savcılığa bildiren kişi, ya da böyle bir olaya işaret edecek bir belge veya iz hazırladığı ileri sürülen kişi hakkındaki dosya bu madde kapsamında incelenebilir. Bu örnek, maddenin hangi olaylarda tartışılabileceğini göstermek içindir; olayın gerçekten yaşanıp yaşanmadığını, ihbar edenin bunu bilip bilmediğini ve uydurma olduğu ileri sürülen delil veya emarenin ne olduğunu savcılık ve mahkeme dosyadaki delillere göre belirler.
İftiradan farkı: TCK m. 267 ile lafız karşılaştırması
İftira ve suç uydurma Türk Ceza Kanunu'nda aynı bölümde yer alır; maddelerin metinleri ise farklıdır. TCK m. 267/1'e göre yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İki maddenin lafzı şu noktalarda ayrılır:
- Kişiye isnat. TCK m. 267/1 “bir kimseye” hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesini arar. TCK m. 271'in metninde bir kimseye fiil isnat edilmesine ilişkin bir ibare yer almaz.
- Amaç ifadesi. TCK m. 267/1, isnadın “hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için” yapılmasını arar. TCK m. 271 ise delil veya emarenin “soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde” uydurulmasından söz eder; ihbar hareketinin tanımında bir amaç ifadesi yoktur.
- Ceza. TCK m. 267/1 bir yıldan dört yıla kadar hapis öngörür; TCK m. 271 üç yıla kadar hapis öngörür.
- Delil uydurma. TCK m. 267/2'ye göre fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması hâlinde ceza yarı oranında artırılır. TCK m. 271'de delil veya emare uydurma ise ayrı bir davranış olarak ve aynı cezayla sayılmıştır.
İftira suçunda, isnat edilen kişi hakkında uygulanan koruma tedbirlerine, gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına (bu kişi hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişse), ağırlaştırılmış müebbet ya da müebbet hapis cezasına mahkûm edilmesine ve hapis cezasının infazına başlanmasına bağlanan ayrı artırım ve sorumluluk hükümleri de vardır (TCK m. 267/3-6). Bu hükümlerin ayrıntısı için iftira suçu (TCK m. 267) yazısına bakabilirsiniz. Bir olayda hangi hükmün gündeme geleceğini, ihbarın içeriği ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirilerek savcılık ve mahkeme belirler.
Suç uydurma, iftira ve suç üstlenme: TCK m. 271, 267 ve 270
Adliyeye karşı suçlar bölümündeki bu üç madde birbirine yakın başlıklar taşır. Aşağıdaki tablo kanun metinlerini fiil, kişiye isnat, ceza ve indirim hükmü bakımından yan yana koyar.
| Ölçüt | Suç uydurmaTCK m. 271 | İftiraTCK m. 267 | Suç üstlenmeTCK m. 270 |
|---|---|---|---|
| Fiil | Fiilİşlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar etmek ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uydurmak (TCK m. 271). | FiilYetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmek (TCK m. 267/1). | FiilYetkili makamlara, gerçeğe aykırı olarak, suçu işlediğini veya suça katıldığını bildirmek (TCK m. 270). |
| Kişiye isnat | Kişiye isnatMaddenin metninde bir kimseye fiil isnat edilmesine ilişkin bir ibare yoktur. | Kişiye isnatFiil “bir kimseye” isnat edilir. | Kişiye isnatBildirim, bildiren kimsenin suçu işlediğine veya suça katıldığına ilişkindir. |
| Ceza | CezaÜç yıla kadar hapis cezası. Alt sınır yazılmamıştır; TCK m. 49/1'e göre kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde süreli hapis cezası bir aydan az olamaz. | CezaBir yıldan dört yıla kadar hapis cezası; fiilin maddî eser ve delilleri uydurulmuşsa ceza yarı oranında artırılır (TCK m. 267/2). | Cezaİki yıla kadar hapis cezası. |
| İndirim hükmü | İndirim hükmüMadde tek fıkradır; metninde etkin pişmanlığa ya da cezada indirime ilişkin bir hüküm yoktur. | İndirim hükmüTCK m. 269, iftira edenin iftirasından dönmesi hâlinde dönmenin yapıldığı aşamaya göre iftira suçundan verilecek cezada indirim öngörür. | İndirim hükmüSuçun üstsoy, altsoy, eş veya kardeşi cezadan kurtarmak amacıyla işlenmesi hâlinde verilecek cezanın dörtte üçü indirilebileceği gibi tamamen de kaldırılabilir. |
Ceza: üç yıla kadar hapis
TCK m. 271 uyarınca suç uydurmanın cezası üç yıla kadar hapistir. Madde bir alt sınır belirtmez; TCK m. 49/1'e göre süreli hapis cezası, kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde bir aydan az olamaz. Maddede adlî para cezası seçenek olarak da yazılmamıştır; öngörülen ceza hapistir.
Somut dosyada cezanın ne olacağı yargılama sonunda mahkemece belirlenir; bu yazı bir ceza miktarı öngörmez.
Etkin pişmanlık: TCK m. 269 ve m. 271
TCK m. 269'un başlığı “Etkin pişmanlık”tır. Birinci fıkra, iftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari soruşturma başlamadan önce iftirasından dönmesi hâlinde, hakkında iftira suçundan dolayı verilecek cezanın beşte dördünün indirileceğini yazar. İkinci fıkra, mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme hâlinde, iftira suçundan dolayı verilecek cezanın dörtte üçünün indirileceğini yazar. Sonraki fıkralar etkin pişmanlığın daha sonraki aşamalarda gerçekleşmesini, münhasıran idari yaptırım gerektiren fiilleri ve basın yoluyla yapılan iftirayı ayrıca düzenler.
Bu hükümlerin metni “iftira edenin”, “mağdur hakkında” ve “iftira suçundan dolayı” ifadelerini kullanır. TCK m. 271 ise tek fıkradan oluşur ve metninde etkin pişmanlığa ya da cezada indirime ilişkin bir hüküm yer almaz. Bu yazı, TCK m. 269'un suç uydurma bakımından uygulanacağı yönünde bir sonuç bildirmez. Hakkınızda suç uydurma nedeniyle soruşturma yürütülüyorsa, beyanınızı ya da dosyaya yapacağınız bir başvuruyu etkileyecek bir adım atmadan önce hangi hükümlerin tartışılabileceğini dosyaya göre bir avukatla değerlendirmeniz yararlı olabilir.
Şikâyet, önödeme ve uzlaştırma: TCK m. 75 ve CMK m. 253
Şikâyet. TCK m. 271'in metninde soruşturma ve kovuşturmanın şikâyete bağlı olduğuna ilişkin bir ibare yer almaz. Bu yönüyle, metninde “şikâyet üzerine” ibaresi bulunan suçlardan ayrılır.
Uzlaştırma. CMK m. 253/1, uzlaştırma girişiminde bulunulacak suçları üç bentte sayar. (a) bendi soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçları kapsar; TCK m. 271'in metninde şikâyete bağlılığa ilişkin ibare bulunmadığından bu suç (a) bendinin konusu değildir. (b) bendi, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ceza Kanunu'ndan numaralandırılmış bir suç listesi sayar; TCK m. 271 bu listede yer almaz.
(c) bendi ayrı bir kural içerir: mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, adli süreçteki çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda da uzlaştırma girişiminde bulunulur. Çocuk Koruma Kanunu m. 3/1-a-2'ye göre adli süreçteki çocuk, kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuktur; yani bent, şüphelinin veya sanığın çocuk olduğu hâli düzenler ve şüpheli ya da sanık yetişkinse uygulanmaz. Bentte yer alan “suça sürüklenen” ibaresi 8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanunla “adli süreçteki” olarak değiştirilmiştir. TCK m. 271'in cezasının üst sınırı üç yıldır. Şüpheli ya da sanık çocuksa, soruşturma konusu fiilin bu bendin kapsamına girip girmediğini, özellikle suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi bulunup bulunmadığını Cumhuriyet savcısı dosyaya göre değerlendirir. Uzlaştırmanın işleyişi için uzlaştırma nedir yazısına bakabilirsiniz.
Önödeme. TCK m. 75/1, uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların failinin, kanunda belirlenen miktarı soruşturma giderleri ile birlikte Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödemesi hâlinde hakkında kamu davası açılmayacağını düzenler. TCK m. 271'in hapis cezasının yukarı sınırı üç yıldır ve altı aylık ölçütü karşılamaz. TCK m. 75/6'da önödeme hükümlerinin ayrıca uygulanacağı suçlar sayılmıştır; TCK m. 271 bu sayılanlar arasında yer almaz.
Dava zamanaşımı: TCK m. 66 ve m. 67
TCK m. 66/1, kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davasının, (e) bendine göre, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşeceğini yazar. Sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur (TCK m. 66/4); TCK m. 271'in yukarı sınırı üç yıldır ve bu nedenle (e) bendindeki sekiz yıllık süre gündeme gelir. Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar (TCK m. 66/6); suç uydurmada bu günün hangisi olduğu dosyaya göre belirlenir. Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu sürelerin yarısı, on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında ise üçte ikisi uygulanır (TCK m. 66/2).
Dava zamanaşımı, şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararının verilmesi, iddianame düzenlenmesi ya da mahkûmiyet kararı verilmesi hâllerinde kesilir (TCK m. 67/2). Kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (TCK m. 67/4). Zamanaşımının hesabı, bu hükümler de göz önünde tutularak dosyadaki tarihlere göre yapılır.
Soruşturma süreci: ihbardan iddianameye veya takipsizliğe
Suç uydurma iddiası da diğer suçlar gibi ceza muhakemesi kanunundaki soruşturma aşamalarından geçer. Aşamalar şöyle sıralanabilir:
- İhbar veya şikâyet. Soruşturma bir ihbar veya şikâyetle başlayabilir; ihbar veya şikâyet Cumhuriyet Başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yazılı veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (CMK m. 158/1, CMK m. 158/5).
- Araştırma. Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar (CMK m. 160/1). Maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamak ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür (CMK m. 160/2).
- Şüphelinin ifadesi. Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında veya sorguya çekilmesinde uyulacak hususlar CMK m. 147/1'de sayılmıştır.
- Soruşturmanın sonu. Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler (CMK m. 170/2). Kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK m. 172/1).
- İtiraz. Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK m. 173/1).
Soruşturmanın genel işleyişi için şikâyet edildim, süreç nasıl işler ve takipsizlik (KYOK) kararı ve itiraz yazılarına bakabilirsiniz.
Hakkınızda suç uydurma soruşturması varsa
İfadeye çağrıldıysanız ya da hakkınızda bir ihbar veya delil nedeniyle soruşturma yürütüldüğünü öğrendiyseniz, kanunun ifade ve sorguda uyulacak hususlarını sayan CMK m. 147/1 hükmü yol gösterebilir:
- Yüklenen fiili öğrenin. Size yüklenen suç anlatılır (CMK m. 147/1-b). Fiilin TCK m. 271 ya da TCK m. 267 olarak nitelendirildiğini öğrenmek önemlidir; iki maddenin ceza aralığı ve unsurları farklıdır.
- Müdafi hakkını kullanın. Müdafi seçme hakkınızın bulunduğu, onun hukukî yardımından yararlanabileceğiniz ve müdafiin ifadede hazır bulunabileceği size bildirilir; müdafi seçecek durumda değilseniz ve bir müdafi yardımından faydalanmak istiyorsanız baro tarafından bir müdafi görevlendirilir (CMK m. 147/1-c).
- Açıklamada bulunmama hakkını bilin. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanunî hakkınız olduğu söylenir (CMK m. 147/1-e). Kimliğinize ilişkin soruları ise doğru cevaplandırmakla yükümlüsünüz (CMK m. 147/1-a).
- Lehinize delilleri belirleyin. Şüpheden kurtulmanız için somut delillerin toplanmasını isteyebilirsiniz; aleyhinize var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak ve lehinize olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır (CMK m. 147/1-f). İhbarın tarihi, kime ve nasıl yapıldığı, uydurma olduğu ileri sürülen delil veya emarenin ne olduğu ile bunlara ilişkin kendi belgeleriniz bu bakımdan önem taşıyabilir.
- Dosyayı inceletin. Dosyadaki ihbar metni ve tutanaklar üzerinden savunmanın nasıl kurulacağı için avukat dosyayı nasıl inceler yazısına bakabilirsiniz.
İfade sürecinin genel işleyişi için neden ifadeye çağrıldım ve susma hakkı yazılarına bakabilirsiniz.
Uydurma bir ihbar veya delil sizi etkilediyse
Hakkınızda gerçekte yaşanmamış bir olay nedeniyle soruşturma başlatıldıysa ya da uydurma olduğunu düşündüğünüz bir delil dosyada yer alıyorsa şu adımlar düşünülebilir:
- Belgeleyin. Size tebliğ edilen çağrı kâğıdını, ihbarın yapıldığına ilişkin bilgileri, olayın yaşanmadığını gösterebilecek belge, kayıt ve tanıkları tarihleriyle not edin.
- Delillerin toplanmasını isteyin. Şüpheden kurtulmak için somut delillerin toplanmasını isteyebilirsiniz (CMK m. 147/1-f); Cumhuriyet savcısı şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplamakla yükümlüdür (CMK m. 160/2).
- Başvurunuzu hazırlayın. Bir suç işlendiğini düşünüyorsanız başvurunuzu Cumhuriyet Başsavcılığına ya da kolluk makamlarına yapabilirsiniz (CMK m. 158/1). Başvurunun nasıl hazırlanacağı için suç duyurusu nasıl yapılır yazısına bakabilirsiniz.
- Hangi hükmün gündeme geldiğini değerlendirin. İhbar veya delilin bir kimse aleyhine yapılıp yapılmadığına göre TCK m. 267 da tartışılabilir; ayrıntısı için iftira suçu (TCK m. 267) yazısına bakabilirsiniz.
Mağdur veya müşteki olarak haklarınız ve davaya katılma için müşteki ve katılan olmak yazısına, mağdur vekilliği için müşteki ve mağdur vekilliği sayfasına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Suç uydurma suçunun cezası nedir?
TCK m. 271'e göre işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden ya da işlenmeyen bir suçun delil veya emarelerini soruşturma yapılmasını sağlayacak biçimde uyduran kimseye üç yıla kadar hapis cezası verilir. Madde bir alt sınır belirtmez; TCK m. 49/1'e göre süreli hapis cezası kanunda aksi belirtilmeyen hâllerde bir aydan az olamaz. Adlî para cezası seçenek olarak yazılmamıştır.
Suç uydurma ile iftira arasındaki fark nedir?
TCK m. 267/1 işlemediğini bildiği bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmeyi arar ve bir yıldan dört yıla kadar hapis öngörür; TCK m. 271'in metninde bir kimseye isnat ibaresi yoktur ve ceza üç yıla kadar hapistir. Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması hâlinde iftira cezası yarı oranında artırılır (TCK m. 267/2). Somut olayda hangi hükmün uygulanacağına savcılık ve mahkeme karar verir.
Olmayan bir hırsızlığı polise bildirmek suç uydurma sayılır mı?
Kanun, işlenmediğini bildiği bir suçu yetkili makamlara işlenmiş gibi ihbar eden kimseye üç yıla kadar hapis cezası verileceğini yazar (TCK m. 271). Somut bir bildirimin bu hükme girip girmediğini, ihbar edenin olayın işlenmediğini bilip bilmediğini ve ihbarın bir kimse aleyhine yapılıp yapılmadığını (bu hâlde TCK m. 267 de tartışılabilir) savcılık ve mahkeme dosyaya göre değerlendirir.
İhbarım doğru çıkmazsa suç uydurma olur mu?
TCK m. 271'in ihbar hareketi “işlenmediğini bildiği” bir suçu konu alır. Bir ihbarın sonradan doğrulanmamış olması, ihbar edenin olayın işlenmediğini bildiğini tek başına göstermez; bu bilgi dosyadaki delillere göre değerlendirilir. Cumhuriyet savcısı, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK m. 172/1).
Suç uydurma şikâyete bağlı mı, uzlaştırma uygulanır mı?
TCK m. 271'in metninde soruşturmanın şikâyete bağlı olduğuna ilişkin bir ibare yoktur ve suç CMK m. 253/1-b listesinde sayılmaz. CMK m. 253/1-c ise mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, adli süreçteki çocuklar, yani suç işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçları kapsar; şüpheli ya da sanık yetişkinse bu bent uygulanmaz, çocuksa uygulanıp uygulanmayacağını Cumhuriyet savcısı değerlendirir.
Suç uydurmada önödeme uygulanır mı?
TCK m. 75/1, uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçları kapsar. TCK m. 271'in yukarı sınırı üç yıldır ve TCK m. 75/6'da sayılan suçlar arasında yer almaz.
Suç uydurma için dava zamanaşımı kaç yıldır?
TCK m. 66/1'e göre, kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yıl geçmesiyle düşer. Sürelerin belirlenmesinde cezanın yukarı sınırı esas alınır (TCK m. 66/4) ve TCK m. 271'in yukarı sınırı üç yıldır; bu nedenle sekiz yıllık süre gündeme gelir; fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanlar bakımından süreler TCK m. 66/2'ye göre kısalır. Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı zamanaşımını keser (TCK m. 67/2); başlangıç günü ve kesilme dosyadaki tarihlere göre incelenir.
Hakkımda suç uydurma soruşturması açıldıysa ifade vermek zorunda mıyım?
İfade alınırken kimliğinize ilişkin soruları doğru cevaplandırmakla yükümlüsünüzdür (CMK m. 147/1-a). Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanunî hakkınız olduğu ise size söylenir (CMK m. 147/1-e). Müdafi seçme hakkınız vardır ve müdafi ifadede hazır bulunabilir (CMK m. 147/1-c).