Gözaltı, ifade veya tutuklama mı var? 0538 035 51 55 — hemen arayın

Bilişim ve sosyal medya

Konuşmaları Gizlice Kayda Alma Suçu (TCK m. 133): Dinleme, Ses Kaydı, İfşa ve Şikâyet

Bir toplantıda masanın altına bırakılan bir kayıt cihazı, bir telefon görüşmesinin karşı tarafa söylenmeden kaydedilmesi, bir tartışmanın ses kaydının bir mesaj grubunda paylaşılması: Türk Ceza Kanunu bu tür davranışları TCK m. 133'te “kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması” başlığı altında düzenler. Bu yazı, konuşması kaydedilen ya da kaydı paylaşılan kişi ile bir ses kaydı nedeniyle hakkında şikâyette bulunulan kişi için; maddenin üç fıkrasını, cezaları, şikâyet ve uzlaştırma kurallarını, kanunun delil hakkında ne söylediğini ve zamanaşımını kanun metnine göre anlatır.

18 dakika okuma Yayın: Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlar TCK m. 133TCK m. 139CMK m. 253
Düz vektör çizim: yuvarlak bir kafe masasında iki kahve fincanının arasında kırmızı ışıklı küçük siyah bir ses kayıt cihazı, çevresinde boş yeşil sandalyeler

Kısa cevap

Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m. 133/1). Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişiye altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir (TCK m. 133/2); bu yolla elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişiye ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası verilir (TCK m. 133/3). Bu suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (TCK m. 139/1); şikâyet süresi altı aydır (TCK m. 73/1) ve bu suçlarda, CMK m. 253/3'teki hâller saklı kalmak üzere, uzlaştırma girişiminde bulunulur (CMK m. 253/1-a). Somut olayın hangi fıkraya girdiğini Cumhuriyet savcısı ve mahkeme dosyaya göre değerlendirir.

Konuşmaları gizlice kaydetmek suç mu?

Evet; aleni olmayan bir konuşmanın rıza olmadan dinlenmesi veya kaydedilmesi TCK m. 133'te suç olarak tanımlanır. Kanun üç ayrı davranışı ayrı cezalara bağlar: başkalarının konuşmasını bir aletle dinlemek veya ses alma cihazıyla kaydetmek, kişinin kendi katıldığı bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan kayda alması ve bu kayıtlardan elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa etmek. Üç fıkranın soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır (TCK m. 139/1).

Madde, Türk Ceza Kanunu'nun “Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçlar” başlıklı dokuzuncu bölümünde yer alır. Aynı bölümde haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m. 132), özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m. 134) ve kişisel verilere ilişkin suçlar (TCK m. 135, TCK m. 136) da düzenlenir. Madde üç fıkradan oluşur:

  1. Birinci fıkra. Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinlenmesi veya bir ses alma cihazı ile kaydedilmesi (TCK m. 133/1).
  2. İkinci fıkra. Kişinin katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alması (TCK m. 133/2).
  3. Üçüncü fıkra. Aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verilerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi ve ifşa edilen verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması (TCK m. 133/3).

Birinci ve ikinci fıkradaki cezalar 2/7/2012 tarihli ve 6352 sayılı Kanunla artırılmış, üçüncü fıkra da aynı Kanunla değiştirilmiştir. Bu yazı iki okuru birlikte düşünür: konuşması kaydedilen ya da kaydı başkalarıyla paylaşılan kişi ve bir ses kaydı nedeniyle hakkında şikâyette bulunulan kişi. Bir olayın bu maddeye girip girmediğini ve hangi fıkraya girdiğini Cumhuriyet savcısı ve mahkeme, dosyadaki delillere göre değerlendirir.

Birinci fıkra: aleni olmayan konuşmayı dinleme veya kaydetme

Kanun metni. Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m. 133/1).

Fıkranın metninden şu öğeler çıkar:

  1. Kişiler arasındaki konuşma. Konu, kişiler arasında geçen bir konuşmadır. Haberleşmenin gizliliği ve haberleşme içerikleri ise ayrıca TCK m. 132'de düzenlenir.
  2. Aleni olmama. Konuşmanın aleni olmaması gerekir. Bir konuşmanın aleni olup olmadığı; nerede, kimlerin önünde ve hangi koşullarda yapıldığına göre dosyada değerlendirilir.
  3. Rızanın bulunmaması. Metin, dinlemenin veya kaydın “taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın” yapılmasını arar.
  4. Seçimlik hareketler. Fıkra iki davranış sayar: konuşmayı bir aletle dinlemek ve konuşmayı bir ses alma cihazı ile kaydetmek. Metin bunları “veya” bağlacıyla ayırır.

Örneğin bir toplantı odasına önceden bırakılan bir kayıt cihazıyla toplantıdakilerin konuşmasının kaydedildiği ya da bir telefona yüklenen bir uygulamayla başkalarının görüşmelerinin dinlendiği ileri sürülen olaylar bu fıkra kapsamında incelenebilir. Kaydı yapanın konuşmaya katılıp katılmadığı ikinci fıkra bakımından önem taşır; somut olayın hangi fıkraya girdiğini savcılık ve mahkeme belirler.

Kendi katıldığım konuşmayı kaydetmek suç mu? İkinci fıkra

Kanun bu durumu ayrıca düzenler: katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır (TCK m. 133/2). Yani kişinin konuşmanın tarafı olması, metne göre fiili suç olmaktan çıkarmaz; kanun bu hâl için birinci fıkradan farklı ve seçimlik bir ceza öngörür.

Fıkranın öğeleri şunlardır:

  1. Katılınan söyleşi. Kaydı yapan kişi söyleşinin içindedir; birinci fıkradan farkı budur.
  2. Aleni olmama. Söyleşinin aleni olmaması gerekir.
  3. Diğer konuşanların rızası. Kayıt “diğer konuşanların rızası olmadan” yapılmış olmalıdır.
  4. Ses alma cihazı ile kayda alma. Fıkra dinlemeyi değil, ses alma cihazı ile kayda almayı sayar.

Örneğin bir iş görüşmesinin, bir aile tartışmasının ya da bir telefon konuşmasının, konuşmanın tarafı olan kişi tarafından karşı tarafa söylenmeden telefonla kaydedildiği ileri sürülen olaylar bu fıkra kapsamında incelenebilir. Kaydın amacına ilişkin iddiaları ve kaydın hukuka uygun olup olmadığını savcılık ve mahkeme somut dosyada değerlendirir; delil konusu aşağıda ayrıca ele alınır.

TCK m. 133'ün üç fıkrası yan yana

Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması maddesi üç ayrı davranışı düzenler. Aşağıdaki tablo kanun metnini fiil, kaydı yapan, rıza ve ceza bakımından fıkra fıkra karşılaştırır.

Ölçüt Birinci fıkraTCK m. 133/1 İkinci fıkraTCK m. 133/2 Üçüncü fıkraTCK m. 133/3
Fiil FiilAleni olmayan konuşmaları bir aletle dinlemek veya bir ses alma cihazı ile kaydetmek. FiilKatıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi ses alma cihazı ile kayda almak. FiilKonuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa etmek; basın ve yayın yoluyla yayımlama da aynı cezaya bağlıdır.
Kaydı yapan Kaydı yapanMetin, kişiler arasındaki konuşmayı dinleyen veya kaydeden kişiden söz eder. Kaydı yapanSöyleşiye katılan kişi. Kaydı yapanMetin, verileri ifşa eden kişiden söz eder.
Rıza RızaTaraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın. RızaDiğer konuşanların rızası olmadan. RızaFıkra, ifşanın hukuka aykırı olmasını arar.
Ceza Cezaİki yıldan beş yıla kadar hapis. CezaAltı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası. Cezaİki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası.

Kaydı paylaşmak: üçüncü fıkra ve ifşa

Kanun metni. Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması hâlinde de aynı cezaya hükmolunur (TCK m. 133/3).

Fıkra iki koşulu birlikte arar: ifşa edilen verinin aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilmiş olması ve ifşanın hukuka aykırı olması. Bu fıkrada hapis cezası ile adlî para cezası “ve” bağlacıyla birlikte sayılır; biri ötekinin seçeneği değildir. İkinci cümle, ifşa edilen verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanmasını da aynı cezaya bağlar.

Bir ses kaydının bir mesaj grubunda paylaşılması, bir sosyal medya hesabında yayımlanması ya da bir üçüncü kişiye gönderilmesi bu fıkra kapsamında tartışılabilir. Kaydın paylaşılmasının ifşa niteliği taşıyıp taşımadığını ve hukuka aykırı olup olmadığını savcılık ve mahkeme dosyaya göre değerlendirir. Ses kaydıyla bir kişiye baskı kurulduğu ileri sürülen olaylarda ayrıca şantaj suçu da gündeme gelebilir.

TCK m. 133, m. 132 ve m. 134 arasındaki fark nedir?

Kısaca: TCK m. 133 kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, TCK m. 132 haberleşmenin gizliliğini ve haberleşme içeriklerini, TCK m. 134 ise özel hayatın gizliliğini ve özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri korur. Kişisel verilerin kaydedilmesi ve yayılması da ayrıca TCK m. 135 ve TCK m. 136'da düzenlenir.

  1. Haberleşmenin gizliliği (TCK m. 132). Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse ceza bir kat artırılır (TCK m. 132/1). Haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimseye iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 132/2). Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m. 132/3).
  2. Özel hayatın gizliliği (TCK m. 134). Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi hâlinde ceza bir kat artırılır (TCK m. 134/1). Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimseye iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 134/2).
  3. Kişisel veriler (TCK m. 135, TCK m. 136). Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir (TCK m. 135/1); kişisel verileri hukuka aykırı olarak bir başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m. 136/1).

Bir ses kaydı olayında bu maddelerden hangisinin uygulanacağı; kaydın bir konuşmaya mı, bir haberleşmeye mi, yoksa özel hayata ilişkin bir ana mı ait olduğuna göre değişebilir. Bu nitelendirmeyi Cumhuriyet savcısı ve mahkeme yapar. Görüntü kaydı ve paylaşımı için özel hayatın gizliliğini ihlal ve görüntü paylaşma, kişisel veriler için kişisel verileri kaydetme ve yayma yazılarına bakabilirsiniz.

Cezalar: hapis, adlî para cezası ve artırım hâlleri

Üç fıkranın cezaları birbirinden farklıdır. Birinci fıkrada iki yıldan beş yıla kadar hapis (TCK m. 133/1); ikinci fıkrada altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası (TCK m. 133/2); üçüncü fıkrada iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası (TCK m. 133/3) öngörülür. İkinci fıkrada iki ceza “veya” ile seçimlik, üçüncü fıkrada “ve” ile birlikte yazılmıştır.

Adlî para cezası. Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanır (TCK m. 52/1). TCK m. 133/3 gün sayısının üst sınırını dörtbin gün olarak ayrıca yazar. Kararda tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir (TCK m. 52/3).

Artırım. TCK m. 137/1, “yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların” kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak suretiyle ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi hâlinde verilecek cezanın yarı oranında artırılacağını yazar. TCK m. 133, aynı bölümde TCK m. 137'den önce yer alır. Somut dosyada bu hâllerden birinin bulunup bulunmadığını mahkeme değerlendirir; cezanın ne olacağı da yargılama sonunda mahkemece belirlenir. Bu yazı bir ceza miktarı öngörmez.

Şikâyet: TCK m. 139 ve altı aylık süre

Şikâyete bağlılık. TCK m. 139/1'e göre kişisel verilerin kaydedilmesi, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve verileri yok etmeme hariç, bu bölümde yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. TCK m. 133 bu istisnalar arasında sayılmaz; dolayısıyla maddenin üç fıkrası da şikâyete bağlıdır.

Şikâyet süresi. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m. 73/1). Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (TCK m. 73/2). Aynı fıkraya 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanunla eklenen ve şikâyet süresinin fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemeyeceğini yazan cümle yalnız hakaret suçu içindir; fıkra bu sınırı TCK m. 133 için öngörmez. Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez (TCK m. 73/3).

Şikâyetten vazgeçme. Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça, suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz (TCK m. 73/4). İştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğerlerini de kapsar (TCK m. 73/5); kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m. 73/6). Kamu davasının düşmesi şikâyetten vazgeçmeden ileri gelmiş ve zarar gören vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz (TCK m. 73/7). Ayrıntı için şikâyetten vazgeçmenin sonuçları yazısına bakabilirsiniz.

TCK m. 133'te uzlaştırma uygulanır mı?

Kanun metnine göre evet: CMK m. 253/1-a, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulacağını yazar. TCK m. 133 şikâyete bağlı olduğundan (TCK m. 139/1) bu bent kapsamına girer. CMK m. 253/3'ün birinci cümlesi şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda ve hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini yazar; TCK m. 133 bu sayımda yer almaz.

Birlikte işlenen suçlar. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK m. 253/3). 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre ise önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır. Bir ses kaydı dosyasında başka suçlamalar da varsa uzlaştırmanın uygulanıp uygulanmayacağı bu fıkraya göre ayrıca incelenir. Önödemeyi düzenleyen TCK m. 75/1 ise uzlaşma kapsamındaki suçları kendi kapsamı dışında tutar.

Süreç. Uzlaşma teklifinde bulunulan kişi yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır (CMK m. 253/4). Birden fazla kişinin mağduriyetine sebebiyet veren bir suçta uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için mağdurların hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir (CMK m. 253/7). Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def'aten yerine getirmesi hâlinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir; edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arzetmesi hâlinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir (CMK m. 253/19). Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar herhangi bir soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz (CMK m. 253/20). Genel bilgi için uzlaştırma nedir? yazısına bakabilirsiniz.

Şirketler ve tüzel kişiler: TCK m. 20 ve m. 140

Ceza sorumluluğu şahsidir; kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz (TCK m. 20/1). Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz; ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır (TCK m. 20/2). TCK m. 140/1 bu bölüm bakımından şunu yazar: yukarıdaki maddelerde tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Bu nedenle bir iş yerinde, bir mağazada ya da bir çağrı merkezinde konuşmaların kaydedildiği ileri sürülen bir dosyada ceza soruşturması, fiili gerçekleştirdiği ileri sürülen gerçek kişiler hakkında yürür; şirket bakımından ise güvenlik tedbirleri gündeme gelebilir. Tedbirlerin uygulanıp uygulanmayacağına mahkeme karar verir.

Gizlice yapılan ses kaydı delil olur mu?

Bu soruya kanun genel bir “evet” ya da “hayır” cevabı vermez; Ceza Muhakemesi Kanunu delilin hukuka uygun elde edilmesini arar ve somut kaydı mahkeme değerlendirir. CMK m. 217/2'ye göre yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. CMK m. 206/2-a'ya göre ortaya konulması istenilen bir delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunur.

Kanun bu ilkeyi başka hükümlerle de tamamlar:

  1. Takdir. Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir; bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir (CMK m. 217/1).
  2. Gerekçe. Mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde, dosya içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin ayrıca ve açıkça gösterilmesi gerekir (CMK m. 230/1-b).
  3. Temyiz. Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması, hukuka kesin aykırılık sayılan hâller arasındadır (CMK m. 289/1-i).

Bir ses kaydının bu hükümler karşısında hukuka uygun elde edilmiş sayılıp sayılmayacağı; kaydın kim tarafından, hangi koşullarda ve hangi amaçla yapıldığına göre somut dosyada değerlendirilir. Bu yazı bu konuda bir sonuç bildirmez. Şunu ayrıca hatırlatmak gerekir: bir kaydın delil olarak sunulması, kaydın kendisi nedeniyle TCK m. 133 kapsamında bir şikâyette bulunulmasına engel değildir; iki konu ayrı ayrı incelenir.

Dava zamanaşımı: TCK m. 66 ve m. 67

Kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yıl geçmesiyle düşer (TCK m. 66/1-e). Sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır (TCK m. 66/4). TCK m. 133'ün üç fıkrasında da hapis cezasının yukarı sınırı beş yılı aşmaz. Ancak dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur (TCK m. 66/3); yukarıda anlatılan TCK m. 137 hâllerinden birinin bulunup bulunmadığı bu bakımdan da önem taşır.

Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararı verilmesi, iddianame düzenlenmesi ve mahkûmiyet kararı verilmesi hâllerinde dava zamanaşımı kesilir (TCK m. 67/2). Kesilme hâlinde zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (TCK m. 67/4). Zamanaşımı ile şikâyet süresi ayrı kurumlardır; altı aylık şikâyet süresi zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla işler (TCK m. 73/2).

Konuşmanız kaydedildiyse ya da kayıt paylaşıldıysa

Konuşmanızın rızanız olmadan dinlendiğini, kaydedildiğini ya da kaydın başkalarıyla paylaşıldığını düşünüyorsanız şu adımlar düşünülebilir:

  1. Tarihi not edin. Fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günü kaydedin; altı aylık şikâyet süresi bu günden başlar (TCK m. 73/2).
  2. Paylaşımı belgeleyin. Kaydın paylaşıldığı mesaj grubunu, hesabı, gönderildiği kişileri ve tarihleri gösteren ekran görüntüleri ile bağlantı bilgileri dosyada önem taşıyabilir.
  3. Şikâyeti nereye yapacağınızı bilin. Suça ilişkin ihbar veya şikâyet Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir (CMK m. 158/1); yazılı olarak ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (CMK m. 158/5).
  4. Uzlaştırma teklifine hazırlıklı olun. Dosya uzlaştırmaya gönderilebilir; kaydın silinmesi, paylaşımın kaldırılması ve zararın giderilmesi edimin konusu olabilir. Teklife yedi gün içinde cevap verilmezse reddedilmiş sayılır (CMK m. 253/4).
  5. Vazgeçmenin kapsamına dikkat edin. Şikâyetten vazgeçerken şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi ayrıca açıklarsanız hukuk mahkemesinde dava açamazsınız (TCK m. 73/7).

Müşteki ve katılan olarak haklarınız için müşteki ve katılan olmak yazısına, mağdur vekilliği için müşteki ve mağdur vekilliği sayfasına bakabilirsiniz.

Bir ses kaydı nedeniyle hakkınızda şikâyet varsa

  1. Müdafi hakkını kullanın. Müdafi seçme hakkınızın bulunduğu, onun hukukî yardımından yararlanabileceğiniz ve müdafiin ifadede hazır bulunabileceği size bildirilir (CMK m. 147/1-c).
  2. Açıklamada bulunmama hakkını bilin. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanunî hakkınız olduğu söylenir (CMK m. 147/1-e). Kimliğinize ilişkin soruları ise doğru cevaplandırmakla yükümlüsünüz (CMK m. 147/1-a).
  3. Rıza ve alenilik konusundaki belgeleri toplayın. Üç fıkra da konuşmanın aleni olmamasını ve rızanın bulunmamasını arar. Konuşmanın kimlerin önünde yapıldığını ya da kayda rıza verildiğini gösteren bilgi ve belgeler bu bakımdan önem taşıyabilir. Şüpheden kurtulmanız için somut delillerin toplanmasını isteyebilirsiniz (CMK m. 147/1-f).
  4. Uzlaştırmayı değerlendirin. Uzlaştırma müzakerelerinde yapılan açıklamalar başka bir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz (CMK m. 253/20).

İfadeye çağrıldıysanız ifade ve sorgu sayfası haklarınızı ayrıntılı anlatır.

Sık sorulan sorular

Konuşmaları gizlice kaydetmenin cezası nedir?

TCK m. 133/1'e göre kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Katılınan söyleşinin kaydı için TCK m. 133/2, kaydın ifşası için TCK m. 133/3 ayrı cezalar öngörür. Somut cezayı yargılama sonunda mahkeme belirler.

Kendi katıldığım bir konuşmayı karşı tarafa söylemeden kaydedersem suç olur mu?

TCK m. 133/2, katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişiyi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırır. Kanun metni, kişinin konuşmanın tarafı olmasını bu fıkranın uygulanmasına engel saymaz. Konuşmanın aleni olup olmadığını, rızanın bulunup bulunmadığını ve kaydın hukuka uygun olup olmadığını savcılık ve mahkeme somut dosyada değerlendirir.

Gizlice yaptığım ses kaydını mahkemeye delil olarak sunabilir miyim?

Kanun bu konuda genel bir sonuç yazmaz. CMK m. 217/2'ye göre yüklenen suç hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir; CMK m. 206/2-a'ya göre kanuna aykırı olarak elde edilmiş delil reddolunur. Somut kaydın hukuka uygun elde edilip edilmediğini mahkeme değerlendirir. Kaydın sunulması, kaydın kendisi nedeniyle TCK m. 133 kapsamında şikâyette bulunulmasına engel değildir.

Konuşmamın kaydı bir mesaj grubunda paylaşıldı, şikâyet için ne kadar sürem var?

TCK m. 139/1 gereği TCK m. 133'teki suçlar şikâyete bağlıdır. Yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m. 73/1); bu süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, fiili ve failin kim olduğunu bildiğiniz veya öğrendiğiniz günden başlar (TCK m. 73/2). Verilerin hukuka aykırı olarak ifşa edilmesi TCK m. 133/3'te ayrıca düzenlenir.

TCK m. 133 suçunda uzlaştırma var mı?

CMK m. 253/1-a, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma girişiminde bulunulacağını yazar; TCK m. 133 şikâyete bağlıdır ve CMK m. 253/3'ün birinci cümlesindeki istisnalar arasında yer almaz. Uzlaştırma kapsamındaki suç, kapsam dışındaki bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz; önödeme kapsamındaki bir suçla birlikte işlenmişse uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır (CMK m. 253/3).

Şikâyetimden vazgeçersem ne olur?

Kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçmeniz davayı düşürür; hüküm kesinleştikten sonra vazgeçerseniz bu, cezanın infazını engellemez (TCK m. 73/4). Vazgeçerken şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi ayrıca açıklarsanız artık hukuk mahkemesinde de dava açamazsınız (TCK m. 73/7).

TCK m. 133 için dava zamanaşımı kaç yıldır?

Üç fıkrada da hapis cezasının yukarı sınırı beş yılı aşmadığından, kanunda başka türlü yazılmış hâller dışında kamu davası sekiz yıl geçmesiyle düşer (TCK m. 66/1-e, TCK m. 66/4). Sürenin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de göz önünde bulundurulur (TCK m. 66/3). Zamanaşımı kesildiğinde süre, kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (TCK m. 67/4).

İlgili yazılar ve sayfalar

Bunlar da işinize yarayabilir

Bilişim suçları

Hizmet sayfası: bilişim sistemleri ve dijital veriyle ilgili dosyalarda soruşturma ve kovuşturma aşamaları.

Sayfaya git

Sosyal medya suçları

Hizmet sayfası: sosyal medya paylaşımlarından doğan dosyalarda şikâyet, ifade ve savunma.

Sayfaya git

Özel hayatın gizliliğini ihlal ve görüntü paylaşma

Görüntü ve ses kaydı, ifşa ve rıza: TCK m. 134 kapsamında özel hayatın gizliliği.

Yazıyı oku

Kişisel verileri kaydetme ve yayma

TCK m. 135-136: kişisel verilerin kaydedilmesi, verilmesi ve yayılması, şikâyet ve uzlaştırma.

Yazıyı oku

Dosyanızı konuşalım

Konuşmanız rızanız olmadan kaydedildiyse, kayıt paylaşıldıysa ya da bir ses kaydı nedeniyle hakkınızda şikâyette bulunulduysa, kaydın nasıl yapıldığını, paylaşım bilgilerini ve şikâyet metnini birlikte değerlendirelim. Görüşme talebiniz bağlayıcı değildir.

Hemen Ara WhatsApp
Hemen Ara WhatsApp
Hemen yazın