Mal varlığı suçları
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Suçu (TCK m. 154): İşgal, Sınır, Şikâyet ve Uzlaştırma
Bir arsanın ya da tarlanın başkası tarafından ekilmesi, sınır taşlarının yerinden sökülmesi, çitin komşu parselin içine kaydırılması: Türk Ceza Kanunu bu tür davranışları TCK m. 154'te “hakkı olmayan yere tecavüz” başlığı altında, malvarlığına karşı suçlar arasında düzenler. Bu yazı, taşınmazı işgal edilen ya da sınırı değiştirilen kişi ile bir sınır anlaşmazlığında kendini şüpheli konumunda bulan kişi için; maddenin üç fıkrasını, cezayı, şikâyet ve uzlaştırma kurallarını, etkin pişmanlık ve zamanaşımı bakımından durumu ve hukuk mahkemesindeki yolları kanun metnine göre anlatır.
Kısa cevap
Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden, sınırlarını değiştiren veya bozan ya da hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir (TCK m. 154/1). Köy ortak malları (TCK m. 154/2) ve suların mecrasının değiştirilmesi (TCK m. 154/3) için de aynı cezalar uygulanır. Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet süresi altı aydır (TCK m. 73/1) ve bu suçlarda, CMK m. 253/3'teki istisnalar saklı kalmak üzere, uzlaştırma girişiminde bulunulur (CMK m. 253/1-a). Etkin pişmanlığı düzenleyen TCK m. 168 bu suçu saymaz. Somut olayın hangi fıkraya girdiğini Cumhuriyet savcısı ve mahkeme dosyaya göre değerlendirir.
Hakkı olmayan yere tecavüz nedir? TCK m. 154'ün yapısı
Hakkı olmayan yere tecavüz, Türk Ceza Kanunu'nun “Malvarlığına Karşı Suçlar” başlıklı onuncu bölümünde yer alır. Aynı bölümde hırsızlık (TCK m. 141), mala zarar verme (TCK m. 151) ve güveni kötüye kullanma (TCK m. 155) gibi suçlar da düzenlenir. Aynı bölümde akrabalar arasında işlenen suçlara ilişkin TCK m. 167 ile etkin pişmanlığa ilişkin TCK m. 168 de bulunur; bu iki maddenin hakkı olmayan yere tecavüz bakımından ne söylediği aşağıda ayrıca anlatılır.
Madde üç fıkradan oluşur:
- Birinci fıkra. Başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerinin işgali, sınırlarının değiştirilmesi veya bozulması ve hak sahibinin yararlanmasının engellenmesi (TCK m. 154/1).
- İkinci fıkra. Köy tüzel kişiliğine ait olan ya da öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunan mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmazların zaptı, bunlar üzerinde tasarrufta bulunulması veya sürülüp ekilmesi (TCK m. 154/2).
- Üçüncü fıkra. Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasının değiştirilmesi (TCK m. 154/3).
Birinci fıkranın bugünkü metni 25/2/2009 tarihli ve 5841 sayılı Kanunla değiştirilmiştir. Bu yazı iki okuru birlikte düşünür: arsası, tarlası veya bahçesi işgal edilen, sınırı değiştirilen ya da taşınmazından yararlanması engellenen kişi ve bir sınır veya kullanım anlaşmazlığı nedeniyle hakkında şikâyette bulunulan kişi. Somut bir olayın bu maddeye girip girmediğini Cumhuriyet savcısı ve mahkeme, dosyadaki delillere göre değerlendirir.
Birinci fıkra: işgal, sınırı değiştirme ve yararlanmayı engelleme
Kanun metni. Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir (TCK m. 154/1).
Fıkranın metninden şu öğeler çıkar:
- Bir hakka dayanmama. Fiil “bir hakka dayanmaksızın” işlenmelidir. Kişinin taşınmaz üzerinde bir hakka dayandığı ileri sürülüyorsa, bu iddia dosyada ayrıca incelenir.
- Başkasına ait taşınmaz. Konu, başkasına ait taşınmaz mal veya eklentileridir. Arsa, tarla, bahçe gibi taşınmazlar ile bunların eklentileri bu kapsamda tartışılabilir.
- Seçimlik hareketler. Metin dört davranış sayar: taşınmazı malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal etmek; sınırlarını değiştirmek; sınırlarını bozmak; hak sahibinin taşınmazdan kısmen de olsa yararlanmasına engel olmak. Bunlardan birinin gerçekleşmesi fıkranın uygulanması bakımından tartışılır.
- Şikâyet. Ceza, “suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine” verilir. Şikâyet süresi ve şikâyetten vazgeçme aşağıda ayrıca anlatılır.
Örneğin komşu parselin bir şeridini kendi bahçesine katacak biçimde çit çeken, sınır taşlarını yerinden söken ya da başkasına ait bir tarlaya giriş yolunu kapatan kişi hakkındaki dosya bu fıkra kapsamında incelenebilir. Bu örnekler maddenin hangi olaylarda tartışılabileceğini göstermek içindir; taşınmazın kime ait olduğunu, sınırın gerçekte nereden geçtiğini ve kişinin bir hakka dayanıp dayanmadığını savcılık ve mahkeme dosyadaki tapu kaydı, ölçüm ve diğer delillere göre belirler.
İkinci ve üçüncü fıkralar: köy ortak malları ve suların mecrası
Köy ortak malları. Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta bulunan veya sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır (TCK m. 154/2). Fıkra, failin taşınmazın bu niteliğini “bilerek” hareket etmesini arar.
Suların mecrası. Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse hakkında da birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır (TCK m. 154/3). Bir arkın, derenin ya da sulama kanalının yönünün değiştirildiği ileri sürülen olaylar bu fıkra kapsamında incelenebilir.
İki fıkra da cezayı birinci fıkraya bağlar; ancak metinlerinde birinci fıkradaki “suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine” ibaresi ayrıca tekrarlanmaz. Bu fıkralar kapsamındaki bir dosyada soruşturmanın şikâyete bağlı olup olmadığını, dolayısıyla şikâyet süresinin ve uzlaştırmanın uygulanıp uygulanmayacağını Cumhuriyet savcısı ve mahkeme değerlendirir. Bu yazı bu konuda bir sonuç bildirmez.
TCK m. 154'ün üç fıkrası yan yana
Hakkı olmayan yere tecavüz maddesi üç ayrı davranışı düzenler. Aşağıdaki tablo kanun metnini fiil, konu, ceza ve şikâyet ibaresi bakımından fıkra fıkra karşılaştırır.
| Ölçüt | Birinci fıkraTCK m. 154/1 | İkinci fıkraTCK m. 154/2 | Üçüncü fıkraTCK m. 154/3 |
|---|---|---|---|
| Fiil | FiilBir hakka dayanmaksızın malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal etmek, sınırlarını değiştirmek veya bozmak ya da hak sahibinin kısmen de olsa yararlanmasına engel olmak. | FiilTaşınmazın niteliğini bilerek kısmen veya tamamen zapt etmek, üzerinde tasarrufta bulunmak veya sürüp ekmek. | FiilSuların mecrasını değiştirmek. |
| Konu | KonuBaşkasına ait taşınmaz mal veya eklentileri. | KonuKöy tüzel kişiliğine ait olan veya öteden beri köylünün ortak yararlanmasına terk edilmiş bulunan mera, harman yeri, yol ve sulak gibi taşınmaz mallar. | KonuKamuya veya özel kişilere ait sular. |
| Ceza | CezaAltı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası. | CezaKöy ortak mallarına yönelik fiiller hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır. | CezaSuların mecrasını değiştiren hakkında da birinci fıkradaki cezalar uygulanır. |
| Şikâyet ibaresi | Şikâyet ibaresiCeza “suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine” verilir. | Şikâyet ibaresiİkinci fıkranın metni şikâyet ibaresini tekrarlamaz; şikâyete bağlılığı savcılık ve mahkeme değerlendirir. | Şikâyet ibaresiÜçüncü fıkrada da şikâyet ibaresi ayrıca yazılmamıştır; bu konudaki değerlendirme dosyaya göre yapılır. |
Ceza: altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası
TCK m. 154/1'in öngördüğü ceza altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezasıdır. Metin iki cezayı “ve” bağlacıyla birlikte sayar; biri ötekinin seçeneği olarak yazılmamıştır. İkinci ve üçüncü fıkralar da birinci fıkrada yazılı cezaların uygulanacağını belirtir.
Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanır (TCK m. 52/1). TCK m. 154/1 gün sayısının üst sınırını bin gün olarak ayrıca yazar. Kararda tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir (TCK m. 52/3).
Somut dosyada cezanın ne olacağı yargılama sonunda mahkemece belirlenir; bu yazı bir ceza miktarı öngörmez.
Şikâyet: altı aylık süre ve şikâyetten vazgeçme (TCK m. 73)
Şikâyet süresi. Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmadığı takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m. 73/1). Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (TCK m. 73/2). Şikâyet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez (TCK m. 73/3).
Şikâyetten vazgeçme. Kovuşturma yapılabilmesi şikâyete bağlı suçlarda, kanunda aksi yazılı olmadıkça, suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz (TCK m. 73/4). İştirak hâlinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğerlerini de kapsar (TCK m. 73/5); kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez (TCK m. 73/6).
Hukuk davasına etkisi. Kamu davasının düşmesi suçtan zarar gören kişinin şikâyetten vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise, artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz (TCK m. 73/7). Taşınmazı işgal edilen kişi bakımından bu hüküm, şikâyetten vazgeçerken yapılacak açıklamanın kapsamını önemli kılar. Genel bilgi için şikâyetten vazgeçmenin sonuçları ve şikâyet edildikten sonra süreler yazılarına bakabilirsiniz.
Akrabalar arasında: TCK m. 167
TCK m. 167/1, yağma ve nitelikli yağma hariç, malvarlığına karşı suçlar bölümünde yer alan suçların haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin; üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlatlığın; aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına olarak işlenmesi hâlinde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmayacağını yazar. TCK m. 154 bu bölümde yer alır ve yağma ile nitelikli yağma dışında kalır.
TCK m. 167/2'ye göre bu suçların haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamayan kardeşlerden birinin, aynı konutta beraber yaşamakta olan amca, dayı, hala, teyze, yeğen veya ikinci derecede kayın hısımlarının zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında şikâyet üzerine verilecek ceza yarısı oranında indirilir. Miras kalan bir taşınmazın kullanımı nedeniyle aile içinde çıkan anlaşmazlıklarda failin ve zarar görenin akrabalık bağı bu nedenle dosyada ayrıca incelenir; hangi fıkranın uygulanacağını mahkeme belirler.
Uzlaştırma ve önödeme: CMK m. 253 ve TCK m. 75
Uzlaştırmanın kapsamı. CMK m. 253/1, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulacak suçları üç bentte sayar. (a) bendi soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçları kapsar; TCK m. 154/1'in metni cezanın “suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine” verileceğini yazdığından birinci fıkra kapsamındaki bir dosyada uzlaştırma gündeme gelir. (b) bendi, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ceza Kanunu'ndan numaralandırılmış bir suç listesi sayar; TCK m. 154 bu listede yer almaz.
(c) bendi ayrı bir kural içerir: mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, adli süreçteki çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda da uzlaştırma girişiminde bulunulur. Çocuk Koruma Kanunu m. 3/1-a-2'ye göre adli süreçteki çocuk, kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuktur. Bentteki “suça sürüklenen” ibaresi 8/8/2026 tarihli ve 7593 sayılı Kanunla “adli süreçteki” olarak değiştirilmiştir. TCK m. 154'teki hapis cezasının üst sınırı üç yıldır; şüpheli çocuksa bu bendin uygulanıp uygulanmayacağını Cumhuriyet savcısı dosyaya göre değerlendirir.
Birlikte işlenen suçlar. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK m. 253/3). 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanunla aynı fıkraya eklenen cümleye göre ise önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır. Bir işgal olayında başka suçlamalar da varsa, uzlaştırmanın uygulanıp uygulanmayacağı bu fıkraya göre ayrıca incelenir.
Süreç. Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir; teklif yapılan kişi yedi gün içinde kararını bildirmezse teklifi reddetmiş sayılır (CMK m. 253/4). Birden fazla kişinin zarar gördüğü bir suçta uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir (CMK m. 253/7). Uzlaşma sonucunda şüpheli edimini def'aten yerine getirirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir (CMK m. 253/19). Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz (CMK m. 253/20). İşleyişin ayrıntısı için uzlaştırma nedir yazısına bakabilirsiniz.
Önödeme. TCK m. 75/1, uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçları kapsar. TCK m. 154'teki hapis cezasının yukarı sınırı üç yıldır ve madde, önödeme hükümlerinin ayrıca uygulanacağı suçları sayan TCK m. 75/6'da yer almaz.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi. CMK m. 171/2'ye göre uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli şüphenin varlığına rağmen kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine karar verebilir. Bunun için CMK m. 171/3'teki koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir; koşullardan biri, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı tarafından tespit edilen zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesidir. Fıkra uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçları bu yolun dışında tuttuğundan, bu yolun gündeme gelip gelmeyeceğini savcılık suçun uzlaştırma kapsamında olup olmadığına göre değerlendirir.
Etkin pişmanlık: TCK m. 168 bu suçu saymaz
Malvarlığına karşı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen TCK m. 168/1, uygulanacağı suçları tek tek sayar: hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs ve taksirli iflâs. Bu suçlar tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Sonraki fıkralar kovuşturma başladıktan sonraki etkin pişmanlığı, yağmayı, kısmen geri verme veya tazmini ve karşılıksız yararlanmayı ayrıca düzenler.
TCK m. 154 bu sayımda ve maddenin diğer fıkralarında yer almaz; TCK m. 154'ün kendi metninde de etkin pişmanlığa ya da cezada indirime ilişkin bir hüküm bulunmaz. Bu nedenle bu yazı, işgalin sona erdirilmesinin veya zararın giderilmesinin TCK m. 168 uyarınca indirim sağlayacağı yönünde bir sonuç bildirmez. Zararın giderilmesi ise uzlaştırmada edimin konusu olabilir ve CMK m. 171/3'te kamu davasının açılmasının ertelenmesi koşulları arasında sayılır; ancak CMK m. 171/2 uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçları bu yolun dışında tutar. Mal varlığı suçlarında etkin pişmanlığın genel işleyişi için mal varlığı suçlarında etkin pişmanlık ve iade yazısına bakabilirsiniz.
Dava zamanaşımı: TCK m. 66 ve m. 67
TCK m. 66/1, kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında kamu davasının, (e) bendine göre, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl geçmesiyle düşeceğini yazar. Sürelerin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur (TCK m. 66/4); TCK m. 154'teki hapis cezasının yukarı sınırı üç yıldır ve bu nedenle (e) bendindeki sekiz yıllık süre gündeme gelir. Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında bu sürelerin yarısı, on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında ise üçte ikisi uygulanır (TCK m. 66/2).
Başlangıç. TCK m. 66/6'ya göre zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, kesintisiz suçlarda ise kesintinin gerçekleştiği günden itibaren işlemeye başlar. Bir işgalin hangi gün başladığı, sürüp sürmediği ve bu hükmün hangi kısmının uygulanacağı dosyadaki delillere göre savcılık ve mahkemece belirlenir.
Kesilme. Dava zamanaşımı, şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, tutuklama kararının verilmesi, iddianame düzenlenmesi ya da mahkûmiyet kararı verilmesi hâllerinde kesilir (TCK m. 67/2) ve yeniden işlemeye başlar (TCK m. 67/3). Kesilme hâlinde zamanaşımı süresi, ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar (TCK m. 67/4).
Şikâyet süresiyle ilişkisi. Şikâyete bağlı suçlarda altı aylık şikâyet süresi, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, fiilin ve failin öğrenildiği günden başlar (TCK m. 73/2). Dolayısıyla taşınmazı işgal edilen kişi bakımından iki süre birlikte dikkate alınır: öğrenmeden itibaren altı aylık şikâyet süresi ve dava zamanaşımı.
Hukuk yolu: elatmanın önlenmesi ve zilyetliğin korunması
Ceza soruşturması, taşınmazın geri alınması için hukuk mahkemesinde açılabilecek davaların yerine geçmez. Türk Medeni Kanunu bu bakımdan birkaç yol düzenler:
- İstihkak ve elatmanın önlenmesi. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir (TMK m. 683/2).
- Zilyetliğin gasbı. Başkasının zilyet bulunduğu bir şeyi gasbeden kimse, o şey üzerinde üstün bir hakka sahip olduğunu iddia etse bile onu geri vermekle yükümlüdür; ancak davalı, o şeyi davacıdan geri almasını gerektirecek üstün bir hakka sahip olduğunu derhâl ispat ederse onu geri vermekten kaçınabilir. Dava, şeyin geri verilmesine ve zararın giderilmesine yönelik olur (TMK m. 982).
- Zilyetliğe saldırı. Saldırıda bulunan, şey üzerinde bir hak iddia etse bile, zilyetliği saldırıya uğrayan ona karşı dava açabilir; dava, saldırının sona erdirilmesine, sebebinin önlenmesine ve zararın giderilmesine yönelik olur (TMK m. 983).
- Zilyetlik davalarında süre. Gasp ve saldırıdan dolayı dava hakkı, zilyedin fiili ve failini öğrenmesinden başlayarak iki ay ve her hâlde fiilin üzerinden bir yıl geçmekle düşer (TMK m. 984).
Tapuya kayıtlı taşınmazlarda hak karinesinden ve zilyetlikten doğan dava açma hakkından yalnız adına tescil bulunan kimse yararlanır; bununla birlikte taşınmaz üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse gasp veya saldırı sebebiyle dava açabilir (TMK m. 992).
Kuvvet kullanmanın sınırı. TMK m. 981, zilyedin her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebileceğini ve taşınmazlarda el koyanı kovarak zilyetliğini koruyabileceğini yazar; aynı madde, zilyedin durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorunda olduğunu da belirtir. Sınır anlaşmazlığında taraflar arasında gerginlik varsa, kendi başına bir adım atmadan önce durumu bir avukatla değerlendirmek yararlı olabilir.
Arsanız veya tarlanız işgal edildiyse
Taşınmazınızın işgal edildiğini, sınırının değiştirildiğini ya da ondan yararlanmanızın engellendiğini düşünüyorsanız şu adımlar düşünülebilir:
- Tarihi not edin. Fiili ve failin kim olduğunu öğrendiğiniz günü kaydedin; şikâyete bağlı suçlarda altı aylık şikâyet süresi bu günden başlar (TCK m. 73/2).
- Belgeleri toplayın. Tapu kaydı, varsa kadastro paftası ve ölçüm belgeleri, işgali ya da yerinden sökülmüş sınır işaretlerini gösteren fotoğraf ve görüntüler, tanık bilgileri dosyada önem taşıyabilir.
- Şikâyet ve hukuk davasını birlikte düşünün. Ceza şikâyeti ile elatmanın önlenmesi veya zilyetlik davaları ayrı yollardır; zilyetlik davalarındaki iki aylık ve bir yıllık süreler de ayrıca işler (TMK m. 984).
- Uzlaştırma teklifine hazırlıklı olun. Birinci fıkra kapsamındaki bir dosyada uzlaştırma teklifiyle karşılaşabilirsiniz; işgalin sona erdirilmesi ve zararın giderilmesi edimin konusu olabilir. Teklife yedi gün içinde cevap verilmezse reddedilmiş sayılır (CMK m. 253/4).
- Vazgeçmenin kapsamına dikkat edin. Şikâyetten vazgeçerken şahsi haklarınızdan da vazgeçtiğinizi ayrıca açıklarsanız hukuk mahkemesinde dava açamazsınız (TCK m. 73/7).
Mağdur veya müşteki olarak haklarınız ve davaya katılma için müşteki ve katılan olmak yazısına, mağdur vekilliği için müşteki ve mağdur vekilliği sayfasına bakabilirsiniz.
Sınır anlaşmazlığında hakkınızda şikâyet varsa
Bir komşunuz, ortak mirasçınız ya da köyden biri hakkınızda TCK m. 154 kapsamında şikâyette bulunduysa ve ifadeye çağrıldıysanız, kanunun ifade ve sorguda uyulacak hususları sayan CMK m. 147/1 hükmü yol gösterebilir:
- Müdafi hakkını kullanın. Müdafi seçme hakkınızın bulunduğu, onun hukukî yardımından yararlanabileceğiniz ve müdafiin ifadede hazır bulunabileceği size bildirilir (CMK m. 147/1-c).
- Açıklamada bulunmama hakkını bilin. Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamanın kanunî hakkınız olduğu söylenir (CMK m. 147/1-e). Kimliğinize ilişkin soruları ise doğru cevaplandırmakla yükümlüsünüz (CMK m. 147/1-a).
- Dayandığınız hakkı belgeleyin. Birinci fıkra, fiilin “bir hakka dayanmaksızın” işlenmesini arar. Tapu, kira, ortaklık veya kullanım hakkına ilişkin belgeleriniz bu bakımdan önem taşıyabilir. Şüpheden kurtulmanız için somut delillerin toplanmasını isteyebilirsiniz (CMK m. 147/1-f).
- Şikâyetin tarihine bakın. Şikâyetin, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve faili öğrendiği günden itibaren altı ay içinde yapılıp yapılmadığı dosyada incelenir (TCK m. 73/1, TCK m. 73/2).
- Uzlaştırmayı değerlendirin. Uzlaştırma müzakerelerinde yapılan açıklamalar başka bir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz (CMK m. 253/20).
Cumhuriyet savcısı, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir (CMK m. 172/1). İfade sürecinin genel işleyişi için neden ifadeye çağrıldım, susma hakkı ve takipsizlik (KYOK) kararı ve itiraz yazılarına bakabilirsiniz.
Sık sorulan sorular
Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun cezası nedir?
TCK m. 154/1'e göre bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden, sınırlarını değiştiren veya bozan ya da hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası verilir. İkinci ve üçüncü fıkralarda da birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır. Somut cezayı mahkeme belirler.
Arsamın işgal edildiğini öğrendim, şikâyet için ne kadar sürem var?
Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda yetkili kimse altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m. 73/1). Bu süre, zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar (TCK m. 73/2). Zilyetlik davaları için ayrıca TMK m. 984'teki iki aylık ve bir yıllık süreler işler.
Hakkı olmayan yere tecavüzde uzlaştırma uygulanır mı?
CMK m. 253/1-a, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma girişiminde bulunulacağını yazar; TCK m. 154/1'in metni cezanın şikâyet üzerine verileceğini belirtir. Suç, (b) bendindeki listede sayılmaz. Uzlaştırma kapsamındaki suç, kapsam dışındaki bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz; 7571 sayılı Kanunla eklenen cümleye göre diğer suç önödeme kapsamındaysa uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır (CMK m. 253/3).
İşgali sona erdirirsem etkin pişmanlıktan yararlanır mıyım?
Malvarlığına karşı suçlarda etkin pişmanlığı düzenleyen TCK m. 168 uygulanacağı suçları sayar; hakkı olmayan yere tecavüz bu sayımda yer almaz ve TCK m. 154'ün kendi metninde de indirim hükmü yoktur. Öte yandan uzlaşmada kararlaştırılan edim işgalin sona erdirilmesini ve zararın karşılanmasını içerebilir; zararın tamamen giderilmesi de CMK m. 171/3'te sayılan koşullardan biridir, ancak CMK m. 171/2 uzlaştırma ve önödeme kapsamındaki suçları kamu davasının açılmasının ertelenmesi dışında tutar. Bu yolların uygulanıp uygulanmayacağını savcılık dosyaya göre değerlendirir.
Hakkı olmayan yere tecavüz için dava zamanaşımı kaç yıldır?
TCK m. 66/1-e'ye göre, kanunda başka türlü yazılmış olan hâller dışında, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yıl geçmesiyle düşer; sürelerin belirlenmesinde cezanın yukarı sınırı esas alınır (TCK m. 66/4) ve TCK m. 154'teki yukarı sınır üç yıldır. Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olanlar bakımından süreler TCK m. 66/2'ye göre kısalır. Başlangıç günü TCK m. 66/6'ya, kesilme TCK m. 67/2'ye göre dosyadaki tarihlerle belirlenir.
Kardeşim ortak tarlamızı tek başına ekiyor, ceza verilir mi?
TCK m. 167/1, yağma ve nitelikli yağma hariç malvarlığına karşı suçların aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin zararına işlenmesi hâlinde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmayacağını yazar; TCK m. 167/2'ye göre aynı konutta beraber yaşamayan kardeş zararına işlenmesi hâlinde şikâyet üzerine verilecek ceza yarısı oranında indirilir. Fiilin TCK m. 154 kapsamına girip girmediğini ve hangi fıkranın uygulanacağını savcılık ve mahkeme dosyaya göre değerlendirir; elatmanın önlenmesi gibi hukuk yolları (TMK m. 683/2) ayrıca incelenebilir.